Sit up türkçesi Sit up nedir

  • Gece geç yatmak.
  • Arka ayakları üzerinde kalkmak.
  • Uyanık kalmak.
  • Uyumamak.
  • Dik oturmak.
  • Doğrulmak.
  • Masada yerini almak.
  • Doğrularak oturmak.
  • Yatmamak (gece).

Sit up ile ilgili cümleler

English: Don't sit up till late.
Turkish: Geç saatlere kadar oturmayın.

English: Ali is finally able to sit up in bed.
Turkish: Ali sonunda yatakta dik oturabiliyor.

English: Ali likes to sit up front.
Turkish: Ali önde oturmayı seviyor.

English: I have taught my dog to sit up and beg.
Turkish: Köpeğime doğrularak oturmayı ve arka ayaklarının üstünde durmayı öğrettim.

English: He would often sit up until late at night.
Turkish: O, gece geç saatlere kadar sık sık otururdu.

Sit up ingilizcede ne demek, Sit up nerede nasıl kullanılır?

Sit : Oturmak. Tam oturmak. Kalmak (bir yerde). Oturtmak. Poz vermek. Kuluçkaya yatmak. Modellik yapmak. Yola getirmek. Toplanmak. Kuluçkaya yatmak (tavuk).

Sit up all night : Sabahı bulmak. Sabahlamak. Sabahı etmek.

Sit up and beg : Yalvarmak. Arka ayakları üzerinde kalkmak.

Sit up and take notice : Şaşkınlıktan donakalmak. Şaşırmış olmak. Kalkmak ve dikkat etmek. Ansızın ayrımına varmak. Dikkatli olmak. Afallamış olmak. Dikkat kesilmek. Uyanmak. Birdenbire kavramak.

Sit up straight : Dik oturmak.

Sit upon : Baskı yapmak. Sıkıntı vermek. Yüklenmek. Hasıraltı etmek.

 

İngilizce Sit up Türkçe anlamı, Sit up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sit up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Straightens : Doğrusunu açıklamak. Yoluna koymak. Toplamak. Kalkmak. Düzlemek. Düzleştirmek. Düzeltmek. Yoluna girmek. Düzelmek.

Straighten : Yoluna girmek. Doğrusunu açıklamak. Toplamak. Kalkmak. Düzlemek. Düzeltmek. Düzelmek. Düzleştirmek. Yoluna koymak.

Arise : Görünmek. Kaynaklanmak. Ortaya çıkmak. Husule gelmek. Zuhur etmek. Ayağa kalkmak. Meydana gelmek. Baş göstermek. Oluşmak.

Keep awake : Uyanık tutmak. Ayık tutmak.

Arose : Husule gelmek. Ortaya çıkmak. Meydana gelmek. Kalkmak. Kaynaklanmak. Zuhur etmek. Doğmak. Oluşmak. Ayağa kalkmak.

Wake : Sabahlamak. Sabahlama. Dümen suyu. Gözünü açmak. Yıllık tatil. Gemi izi. Kaldırmak. Rüzgar çıkması. Geminin suda bıraktığı iz.

Straighten up : Dik bir duruma gelmek. Düzen altına almak. Bir düzene sokmak (bir yeri). Kalkmak.

Straighten out : Işık tutmak. Açıklığa kavuşturmak. Şüphesini gidermek. Aydınlatmak. Aydınlığa kavuşturmak. Doğrusunu açıklamak. Düzelmek. Düzeltmek. Yoluna koymak.

Straightened : Kalkmak. Doğrultmak. Düzleştirmek. Düzeltmek. Yoluna koymak. Doğrusunu açıklamak. Yoluna girmek. Düzelmek.

Sit up synonyms : sit up straight, right, wakes, righted, become erect, straightened up, straightening, straight oneself up.