Slender lori türkçesi Slender lori nedir

  • İnce lori.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Maymunlar (primates) takımının, lorigiller (nycticebidae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta, kısa ve kalın bacaklı, yavaş hareket eden, gece faal olan, hindistan'da yaşayan bir tür.

Slender lori ingilizcede ne demek, Slender lori nerede nasıl kullanılır?

Slender : Uzun. Dal gibi. Az. Minyon. İnce belli. Alışılmadık. Ufak tefek. Narin. İnce. Kuvvetsiz.

Slender waisted : İnce belli.

Slenderer : Uzun. İnce belli. Sınırlı. Alışılmadık. Minyon. Zayıf. Yetersiz. İnce. Ufak tefek. Narin.

Slenderest : Uzun. Az. Minyon. İnce. Yetersiz. Ufak tefek. Zayıf. Narin. Sınırlı. Alışılmadık.

Slenderize : Zayıflamak. İncelmek. İnceltmek.

İngilizce Slender lori Türkçe anlamı, Slender lori eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slender lori ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvark : Karınca yiyen. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Borudişli.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Slender lori synonyms : abductor muscle, a cell, aardvarks, aardwolf, acacia, abiotic factor.