Slips türkçesi Slips nedir

  • Serbest bırakmak.
  • Gerilemek.
  • Gizlice vermek.
  • Hata yapmak.
  • Kaymak.
  • Sıyırmak.
  • Atlatmak.
  • Çözülmek.
  • Yanılmak.
  • Kaçmak.
  • Erken doğmak (zooloji terimi).
  • Salıvermek.
  • Geçirmek.
  • Sürçmek.
  • Kaybetmek.
  • Kaçırmak.
  • Kaydırmak.

Slips ile ilgili cümleler

English: Her name often slips my memory.
Turkish: Adı sık sık hafızamdan çıkar.

Slips ingilizcede ne demek, Slips nerede nasıl kullanılır?

Bock slips : Öne dalan dilinim.

Slipsheet : Yüksek laminasyonlu karton veya oluklu fiberden yapılan taşıma paleti. Plastik.

Slipshod : Baştan savma. Özensiz. Tedbirsiz. Şişirme. Üstünkörü. Pasaklı. Yarımyamalak. İhmalci. Dağınık. Şapşal.

Slipshodness : Eskilik. Bakımsızlık. Dikkatsizlik. Çamurluluk. Pasaklılık. Islaklık.

Slipslop : Pasaklı.

Landslips : Göçük. Heyelan. Toprak kayması. Kayşa. Yer göçmesi. Göçme. Toprak göçü.

Cowslips : Altıntopu. Çuhaçiçeği. Primula veris. Çuha çiçeği.

Slipstick : Sürgülü hesap cetveli.

Sideslips : Yana kayma. Yana savrulmak. Yanla ve aşağıya doğru hareket etmek (bir uçakla alakalı). Yana kaçmak. Yana kaymak.

Slip a cog : Hata yapmak. Yanlış yapmak (argo terim).

İngilizce Slips Türkçe anlamı, Slips eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slips ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Do wrong : Yanlış bir şey yapmak. Hatalı davranmak. Haksızlık etmek. Yamuk yapmak. Kötülük yapmak.

Extricate : Ayırmak. Çıkarmak. Kurtarmak. Zor bir durumdan çıkarmak. Ayrıştırmak. Açığa çıkarmak (kimya terimi). Zor durumdan çıkarmak. Açığa çıkarmak.

Drop away : Damla damla akmak. Düşmek. Seviyenin düşmesi. Damlayıp durmak. Dağılmak. Azalmak.

Avoid : Savuşturmak. Uzak durmak. Önlemek. Yanaşmamak. Korunmak. Kaçınmak. Sakınmak. Geçiştirmek. İptal etmek.

Creep : Sığınak. Ürperme. Sarılarak büyümek. Sokulmak. Sarılmak. Sünmek. Sevilmeyen kimse. Yaltakçı.

Dislocates : Şaşırtmak. Yerinden çıkartmak. Sarsmak. Yerinden oynatmak. Yerinden çıkarmak. Çıkarmak (eklem). Bozmak. Oynatmak. Yerinden çıkmak.

Come unstuck : Yüzü kızarmak. Başarısızlığa uğramak. Rezil olmak. Düş kırıklığına uğramak. Suya düşmek. Gevşemek. Kötü gitmek. Başarısız olmak. Ayrılmak.

Bloop : Ek gürültüsünü önlemek amacıyla ek yeri üzerine konan örtü. Ek örtüsü. Halk arasında yapılmış yüz kızartıcı hata. Gaf. Yükseğe atılan ve düşük kavis çizerek sahanın biraz ötesine düşen top (beyzbol). Ek gürültüsü. Pot kırmak. Elektronik bir aletin çıkardığı kısa pes ses. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Border on : Bitişik olmak. Eğiliminde olmak. Sınır komşusu olmak. Ramak kalmak. Çalmak.

Come down in the world : Eskiyip yıkılmaya yüz tutmak. Durumu bozulmak. Biri eskiden sahip olduğu para ve prestijini kaybetmek. Daha kötü bir yaşam sürmeye başlamak. Düşmek. Yoksullaşmak. Hayatta başarısızlığa uğramak. Feleğin sillesini yemek. Attan inip eşeğe binmek.

 

Slips synonyms : bashes, make a mistake, clearing up, blunder, dislocating, bumbles, bypassed, mislay, be mistaken, curding, bark, abducts, bypassing, degrades, bumble, clotted cream, glides, conducts, dismisses, abscond, flow away, deliver, be wrong, come untied, scroll, dismissing, backed up, be in the wrong, bye pass, misapprehend, demobilizes, get lost, lapse.

Slips zıt anlamlı kelimeler, Slips kelime anlamı

Better : İlerletmek. Gelişmek. İyileşmek. Islah olmak. Yakşırak. Daha iyi yapmak. Geçmek. Düzeltmek. Daha yakşı. İyileştirmek.

Stand still : Kımıldamamak. Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak. Hareketsiz durmak. Kımıldamadan durmak. Kıpırdamamak.