Sluices türkçesi Sluices nedir
Sluices ingilizcede ne demek, Sluices nerede nasıl kullanılır?
Sluice gate : Set kapağı. Savak kapağı. Set kapısı. Bent kapağı.
Sluice valve : Sülyüz valf. Bent kapağı. Sürgülü vana. Set. Sızıntı vanası. Bent kapağı vanası.
Sluice way : Savak yatağı.
Sluice : Bentlere kapak takmak. Üstüne su dökmek. Savak kapağı. Akmak. Savak. Bent kapağı. Çok su dökmek. Kanal. Bol suda yıkamak. Bol suyla yıkamak.
Sluiced : Yıkamak. Akmak. Bol suyla yıkanmış. Çok su dökmek. Bol suyla yıkamak. Bentlere kapak takmak.
Sluing : Bir yöne döndürme. Dönmek. Döndürmek. Devretmek. Çevirmek. Bir diğer tarafa çevirme.
Sluicing : Bentlere kapak takmak. Bol suyla yıkamak. Çok su dökmek. Yıkamak. Bol su ile yıkama. Akmak.
Slubbering : Önemsememe. Ciddiye almama.
Slubber : Üzerinde durmamak. Önemsememek.
Sluiceway : Savak arnası. Dolu savak kanalı. Savak. Savak kanalı. Savak yatağı.
İngilizce Sluices Türkçe anlamı, Sluices eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sluices ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Elutriate : Yıkayıp ayırmak. Paklamak. Tasfiye etmek.
Deterge : Silmek. Temizlemek. Deterger.
Bathed : Banyo odası. Yıkanmak. Banyo yapmak. Sıcak. Yıkanma. Banyo. Banyo suyu. Banyo yaptırmak. Küvet.
Launders : (giysi) yıkayıp ütülemek. Çamaşır yıkayıp ütülemek. Temel çukuru. Yıkanabilir olmak. Oluk. Çamaşır yıkamak. Yıkamak (çamaşır). Savak. Aklamak.
Escallop : Bir tür midye. Deniz tarağı. Oyma. Çentik. Tava. Televizyondaki dalgalı görüntü. Fisto. Bir sıvı içerisinde yemek parçalarını pişirmek (genellikle ekmek kırıntıları malzemesi ile).
Swilling : Çok içme. Kafayı çekmek. Çok içmek. Çalkalamak.
Launder : (giysi) yıkayıp ütülemek. Yıkamak (çamaşır). Oluklu yıkayıcı. Çamaşır yıkayıp ütülemek. Temel çukuru. Aklamak. Çamaşır yıkamak. Aracılar kanalıyla piyasaya sürerek paranın kaynağını gizleme.
Drain : Dren. Akıtmak. Boşaltmak. Pansuman yapmak. Suyunu boşaltmak. Pissu, kirli su, yağış suları v.b. suları zararsız hale getirmek için dışarı akıtan boruların tümü. Suyunu çekmek. Pis su borusu. Yarayı temizlemek. Dikmek.
Drain away : Suyunu çekmek. Akıtmak. Tükenmek. Boşalmak. Boşaltmak.
Discharges : Serbest bırakmak. Terhis etmek. Muaf tutmak. Boşalmak. Boşaltmak. Görevden almak. İltihap çıkmak. Ateşlemek. İşten çıkarmak. Yerine getirmek.
Sluices synonyms : scoured, piece, fillet, portion, fish filet, swilled, course, sluiced, clean, emanates, bath, scour, drain off, effuse, deterges, elapses, coursed, swill, clean down, dhobi, ablute, emanate, bathe, wash down, scallop, cutlet, scollop, helping, elapse, discharge, effuses, part, bathes.
Sluices zıt anlamlı kelimeler, Sluices kelime anlamı
Sluices antonyms : uncarved.

Bu kısımda Sluices kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sluices ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sluices anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sluices ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.