Small fortune türkçesi Small fortune nedir

  • Küçük talih.
  • Çok para.
  • Küçük servet.
  • Dikkate değer para miktarı.

Small fortune ile ilgili cümleler

English: Tom's operation was going to cost a small fortune.
Turkish: Tom'un operasyonu küçük bir servete mal olacak.

Small fortune ingilizcede ne demek, Small fortune nerede nasıl kullanılır?

Small : Arka. Mini. Küçük küçük. Ufacık. Hafif. Alçak. Basit. Az. Mütevazi. Ufak tefek.

Fortune : Varlık. Kader. Zenginlik. Kişilerin belirli bir anda elinde bulundurduğu ekonomik değerlerin tümü. Baht. Kaza. Talih. Şans. Bakı.

A small fortune : Hatırı sayılır bir servet.

Small adds : Küçük ilanlar.

Small ads : Küçük ilanlar.

Small amount : Küçük miktar. Küçük meblağ.

İngilizce Small fortune Türkçe anlamı, Small fortune eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Small fortune ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heaps of money : Tonlarca para. Para yığınları. Yığın yığın para.

Good money : Değişim değeri ile mal değeri arasındaki fark çok küçük olan, diğer bir deyişle piyasa değeri değişim değerinden büyük olan altın gibi madeni para. İyi para. Geçerli para. Büyük para miktarı. Nakit.

Big money : Çok miktarda para. Büyük para. Büyük kar.

Bundle : Yığın. Sarmak. Çıkın. Sokuşturmak. Toplamak. Paket yapmak. Tıkıştırmak. Bağ. Demet. Palas pandıras yollamak.

 

A pretty penny : Epey para. Dünyanın parası. Büyük miktarda para.

At a price : Yüksek fiyatla. Fiyatlı. Yüksek maliyetli. Çok maliyetli. Çok pahalı. Fiyatla. Özveri veya kayıpla.

Heap of money : Büyük miktarda para. Para yığını.

Bundles : Çıkın. Tomar. Yığınlar. Deste. Bohça. Yığın. Demet. Desteler.