Small town türkçesi Small town nedir

  • Kasaba.
  • Küçük kasaba.
  • Ülkemizde, nüfusu 2000 ile 20.000 arasında değişmekle birlikte, ingiltere'de 5.000, öteki ülkelerde de değişik niceliklerde olan, bir bölüm kent işgörülerini kamuya sağladığı halde, kırsal özelliklerini henüz yitirmemiş bulunan küçük yerleşim yeri.

Small town ile ilgili cümleler

English: Ali lives in a small town near Boston.
Turkish: Ali Boston yakınlarında küçük bir kasabada yaşıyor.

English: A woman friend of ours took a trip to a small town last week.
Turkish: Bizim bir bayan arkadaşımız, geçen hafta küçük bir kasabaya bir seyahat yaptı.

English: Ali grew up in a small town not far from here.
Turkish: Ali buradan uzakta olmayan küçük bir kasabada büyüdü.

English: Ali lived in a small town until he was thirteen.
Turkish: Ali on üç yaşına kadar küçük bir kasabada yaşadı.

English: Ali grew up in a small town in Australia.
Turkish: Ali Avustralya'da küçük bir kasabada büyüdü.

Small town ingilizcede ne demek, Small town nerede nasıl kullanılır?

Small : Sıradan. Ufak ufak. Ufak. Önemsiz. Mütevazı. Minik. Fakir. Alçak. Basit. Hafif.

Town : Kent. Başta tecim, işleyim, yönetim ve eğitim olmak üzere çeşitli görevleri bir araya toplayan ve bu görevlerden daha egemen olanına göre yaşam biçimi ve çevresine etkileri bakımından ayrımlı büyük yerleşim özeği. İlçe. Şehir merkezi. Kasaba. Belde. Metropol. Çarşı. Megapol.

 

Small towns : Kasaba. Küçük kasaba.

Small adds : Küçük ilanlar.

Small ads : Küçük ilanlar.

Small amount : Küçük miktar. Küçük meblağ.

İngilizce Small town Türkçe anlamı, Small town eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Small town ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bourgs : Ortaçağda fransız pazar kasabası. Köy. Müstahkem kasaba.

Wick : İnce ince süzülmek veya akmak. Fitil (lamba). Kurutmak veya yok etmek (suyunu-sıvısını). Köy. Fitil (mum veya kandil vb'nde). Lamba. Fitil (lamba vs.). Fitil.

Borough : ä°ngiltere'de parlamentoya üye gönderen kent. Kent. Nahiye. Köy. Bucak. İngiltere'de parlamentoya üye gönderen kent. İlçe. Kaza.

Market town : Alışveriş şehri. Pazar kurulan kasaba. Pazar kasabası. Belirli günlerde pazar kurulan kasaba.

Bourg : Köy. Ortaçağda fransız pazar kasabası. Müstahkem kasaba.

Town : Şehir. İlçe. Metropol. Belde. Kent. Şehir merkezi. Megapol. Çarşı.

Boroughs : Nahiye. Köy. İngiltere'de parlamentoya üye gönderen kent. İlçe. Kaza. Kent. Bucak.

Whistlestop : Küçük istasyon. Trenin işaretle durduğu küçük kasaba. Seçim gezisi.

Burg : Bucak.

Burghs : Kasaba (isk.).

Small town synonyms : wicks, burgs, towns, small towns, vill, burgh.