Wick türkçesi Wick nedir
- Lamba.
- Kurutmak veya yok etmek (suyunu-sıvısını).
- Köy.
- Fitil (lamba vs.).
- Fitil (lamba).
- İnce ince süzülmek veya akmak.
- Kasaba.
- Fitil (mum veya kandil vb'nde).
- Fitil.
Wick ile ilgili cümleler
English: Murder is a wicked crime.
Turkish: Cinayet kötü bir suçtur.
English: Pinocchio, you wicked boy!
Turkish: Pinokyo, seni yaramaz çocuk!
English: Once there lived a very wicked king in England.
Turkish: Bir zamanlar İngiltere'de çok kötü bir kral yaşarmış.
English: Punish the wicked and save the weak.
Turkish: Kötüleri cezalandır ve zayıfları koru.
English: Ali is wicked.
Turkish: Ali kötü.
Wick ingilizcede ne demek, Wick nerede nasıl kullanılır?
Candle wick : Fitil.
Wicked : Kötü ruhlu. Ruhunda kötülük besleyen. Yaramaz. Muzip. Fena. Hınzır. Harika. Nefret dolu. Kötü huylu. Kötü.
Wicked woman : Kötü kadın. Şirret kadın. Hain kadın. Ahlaksız kadın. Kötü niyetli kadın. Günahkar kadın.
Wickeder : Daha kötü. Daha ahlaksız. Daha aşağılık.
Wickedest : En aşağılık. En kötü. En ahlaksız.
Wickedly : Kötü bir şekilde. Günahkar bir şekilde. Günahkarca. Şirret bir şekilde. Kötü niyetli bir şekilde. Ahlaksızca. Haince.
Wickers : Sorgun. Sepet örgüsü. Sepet sazı. Saz. Hasır. İnce dal. İnce dallardan örülmüş. Hasırdan yapılmış.
Wicker : Sorgun. Saz. İnce dallardan örülmüş. İnce dal. Hasır. Sepet örgüsü. Sepet sazı. Hasırdan yapılmış.
Wicker furniture : Hasır mobilya.
Wicker chair : Hasır koltuk. Hasır sandalye veya koltuk.
İngilizce Wick Türkçe anlamı, Wick eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Wick ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Glims : Göz. Fener. Zayıf bir ışık vermek. Işık kaynağı. Mum.
Flutes : Yiv. Pli. Flütçü. Oluklu alan. Oluk. Flüt. Farbala.
Lamp : Çırağ. Işık. Far. Fener. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işıtaç. Işık üretmek için yapılmış yapay kaynak. Elektriksel ya da kimyasal erkeyi ısıya dönüştürerek ışık veren aygıt. Kandil.
Town : Belde. Şehir. Başta tecim, işleyim, yönetim ve eğitim olmak üzere çeşitli görevleri bir araya toplayan ve bu görevlerden daha egemen olanına göre yaşam biçimi ve çevresine etkileri bakımından ayrımlı büyük yerleşim özeği. Megapol. Kent. Çarşı. Metropol. İlçe. Şehir merkezi.
Filament : Hidrojenin (alfa) çizgisi (a = 6563 a°) ışığında çekilen güneş resimlerinde görülen ipliğe benzeyen kara çizgiler. Elektrik akımının geçmesiyle akkorlaşan, tel biçiminde tungsten madeninden ya da kömürden iletken. Lamba teli. Telcik. Işıtaç teli. Lif. Genellikle küçük iplik biçimindeki yapılar için kullanılan bir terim. böcek ovaryumunda yumurta tüpünün apikal ince uzantısı. filament. Biyoloji, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Elektrik akımının geçmesiyle akkorlaşan, tel biçiminde, tungstenden ya da kömürden iletken. Elektrik ışıtaçlarında, radyo ışıtaçlarında bulunan, ısıya çok dayanıklı, ergime noktası çok yüksek, elektrik akımı geçirilince akkor olabilen tungstenden incecik tel.
Bougie : Mum. Buji. Sonda. Fitil (tıp veya medikal terimi). Supozituvar. Kandil.
Towns : Kent. İlçeler. Kasabalar. Şehir. İlçe. Şehir merkezi. Şehir halkı.
Glim : Işık. Göz. Işık kaynağı. Mum. Zayıf bir ışık vermek. Fener.
Bourgs : Müstahkem kasaba. Ortaçağda fransız pazar kasabası.
Borough : Kaza. Kent. İngiltere'de parlamentoya üye gönderen kent. Nahiye. Bucak. İlçe. ä°ngiltere'de parlamentoya üye gönderen kent.
Wick synonyms : kerosine lamp, pipings, piping, vill, seton, burgs, mortice, dorp, radio tube, kampong, detonators, lamps, countries, portfire, kerosene lamp, setons, settlement, burgh, candlewicks, small town, thorp, mortise, illuminant, candle wick, rural, oil lamp, flute, market town, thorps, rustic, wicks, burghs, wax light.
Wick ingilizce tanımı, definition of Wick
Wick kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A dwelling. A bundle of fibers, or a loosely twisted or braided cord, tape, or tube, usually made of soft spun cotton threads, which by capillary attraction draws up a steady supply of the oil in lamps, the melted tallow or wax in candles, or other material used for illumination, in small successive portions, to be burned. A castle. A village. A street. A place of work, or exercise of authority. Now obsolete except in composition. To strike a stone in an oblique direction. As, bailiwick, Warwick, Greenwick.

Bu kısımda Wick kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Wick ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Wick anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Wick ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.