Smuggled türkçesi Smuggled nedir

  • Kaçakçılık yapma.
  • Kaçırılmış.
  • Kaçak.

Smuggled ile ilgili cümleler

English: Ali smuggled something into Australia for Mary.
Turkish: Ali Mary için Avustralya'ya gizlice bir şey soktu.

English: Ali smuggled a bottle of whiskey into Mary's hospital room.
Turkish: Ali Mary'nin hastane odasına bir şişe viski kaçırdı

Smuggled ingilizcede ne demek, Smuggled nerede nasıl kullanılır?

Smuggled goods : Kaçak mallar. Genellikle, yasa ile belirtilmiş durumlara aykırı olarak, özellikle, gerekli gümrük vergisi ödenmeden ya da gümrük işlemlerine bağlı tutulmadan yurda sokulan mal. Ülkeye yasaya aykırı bir şekilde getirilmiş ticari mal. Yasaklanmasına karşın yasa dışı yollardan gizlice alınıp satılan mal. Gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Kaçak mal.

Smuggle in : Gizlice getirmek. Kaçakçılık yapmak. Yasadışı şekilde ithal etmek.

Smuggle : Kaçırmak. ...kaçakçılığı yapmak. Kaçakçılığı. Kaçırmak (birini veya bir şeyi bir ülkeye veya yurtdışına). Gümrükten eşya kaçırmak. Gizlice sokmak (mektup vb.). Ülkeye gizlice ve yasa dışı yollarla mal sokmak. Gizlice sokmak (mektup vb). Kaçakçılık yapmak. Gümrükten mal kaçırmak.

Smuggler : Yurda kaçak mal sokan, kaçakçılık yapan kişi. Gümrük kaçakçısı. Kaçakçı.

 

Smugglers : Gümrük kaçakçısı. Kaçakçı. Kaçakçılar.

Foreign exchange smuggling : Kambiyo kaçakçılığı. Döviz kaçakçılığı.

Immigrant smuggling : Göçmen kaçakçılığı. Doğrudan veya dolaylı olarak, mali veya diğer bir maddi çıkar elde etmek amacıyla, bir kişinin vatandaşlığını taşımadığı veya sürekli ikametgahının bulunmadığı bir ülkeye yasal olmayan yollardan girişinin sağlanması. krş. insan ticareti.

Emigrant smuggling : Doğrudan veya dolaylı olarak, mali veya diğer bir maddi çıkar elde etmek amacıyla, bir kişinin vatandaşlığını taşımadığı veya sürekli ikametgahının bulunmadığı bir ülkeye yasal olmayan yollardan girişinin sağlanması. krş. insan ticareti. Göçmen kaçakçılığı.

Gang of smugglers : Yasadışı olarak mallar ithal veya ihraç eden insanlar grubu. Kaçakçılar çetesi.

Migrant smuggling : Doğrudan veya dolaylı olarak, mali veya diğer bir maddi çıkar elde etmek amacıyla, bir kişinin vatandaşlığını taşımadığı veya sürekli ikametgahının bulunmadığı bir ülkeye yasal olmayan yollardan girişinin sağlanması. krş. insan ticareti. Göçmen kaçakçılığı.

İngilizce Smuggled Türkçe anlamı, Smuggled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Smuggled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductee : Alıkonulan. Kaçırılmış kimse. Zorla kaçırılan kimse. Kaçırılan. Alıkonulmuş.

Contraband : Kaçak eşya. İthal veya ihracı yasaklanmış. Savaş firarisi. Ülkeye sokulan kaçak eşya. Kaçakçılıkla ilgili. Kaçak mal. İthal veya ihracı kanunen yasaklanmış olan mallar. Köle. Kaçakçılık.

 

Forsaker : Ayrılan kimse. Firari. Terkeden kimse.

Fugitive : Gidici. Uzun sürmeyen. Uçan. Tutulmaz. Kaçan. Derbeder. Geçici. Anımsanması güç. Kaçak kimse.

Black : Siyahlatmak. Pis. Siyahi. Kızgın. Zenci. Karalayıcı. Karartmak. Siyaha boyamak. Uğursuz.

Missed : Kaybedilmiş. Kaçırmak (fırsat). Gözlemek. Kaçırıldı. Özlemek. Eksik olmak. Kaçırmak. Vuramamak. Iskalamak.

Black market : Yasalarla çizilmiş olan sınırlar dışında ve gerçeklerin çok üstünde düzmece değerler yaratarak malı aşırı ederlerle satanların alış veriş yaptıkları gizli yer. Kara borsa. Karaborsa. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tavan fiyat uygulamasında mevcut resmi piyasaya koşut olarak malın daha yüksek fiyatlarda alım satımının yapıldığı yasal olmayan piyasa. Yasa dışı olarak yapılan alım satım işlemleri.

Abducted : Alıkonmuş. Kanunsuz olarak ele geçirilen ve göz altına alınan. Kaçırılmış (çocuk vb).

Banned : Yasaklı. Yasaklanmış. İllegal.

Deserter : Firari. Dönek. Bakaya. Asker kaçağı. Kaçkın. Din değiştiren kimse.

Smuggled synonyms : escapees, blow out, absconder, illegal, lost, embezzled, escapee, at large, bootlegs, forsakers, kidnapped, absconders, kidnaped, bootleg, deserters.

Smuggled zıt anlamlı kelimeler, Smuggled kelime anlamı

Legal : Tüzel. Meşru. Yasal. Kanuni. Nizamlı. Hukuk. Kanuna uygun. Legal (kağıt boyutu için). Hukuki. Hukuksal.