Softens türkçesi Softens nedir
- Yumuşamak.
- Gevşemek.
- Zayıflatmak.
- Gönlünü almak.
- Gevşetmek.
- Kısmak.
- Tatlılaştırmak.
- Yatıştırmak.
- Tatlılaşmak.
- Yumuşatmak.
- Sindirmek.
Softens ingilizcede ne demek, Softens nerede nasıl kullanılır?
Soften up : Yıpratmak. Yumuşamak. Düşmanın gücünü zayıflatmak. Savunma gücünü azaltmak. Bombardıman ile savunmayı kırmak. Yumuşatmak.
Soften water : Suyu yumuşatmak.
Soften : Gevşetmek. Yatıştırmak. Gönlünü almak. Zayıflatmak. Tatlılaştırmak. Sindirmek. Yumuşatmak. Kısmak. Gevşemek. Yumuşamak.
Softened : Pumba. Yumuşatılmış. Yumuşak veya daha da yumuşak yapılmış.
Softener : Blero. Yumuşaklığı arttırmak amacıyla yıkama sırasında kirli çamaşırlara eklenen sıvı madde. Yumuşatıcı (madde). Yumuşatıcı. Yumuşak hale getiren şey.
Retardation of softening : Yumuşama gecikmesi.
Softening of the brain : Beyin sulanması. Beyin zarının yumuşaması.
Softening treatment : Yumuşama işlemi. Yumuşatma işlemi.
Softening laxatives : İshal oluşturmaksızın yalnızca dışkıyı yumuşatmak amacıyla kullanılan sıvı vazelin türü ilaç. Yumuşatıcı laksatifler.
Softening : Yumuşama. Beyin zarının yumuşaması. Gevşeme. Sertliğini giderme. Yumuşatan. Yumuşatma. Sudan kalsiyum ve magnezyum gibi metal iyonlarının çıkarılması. Beyin sulanması. Aşırı olgunlaşma. Yumuşatıcı.
İngilizce Softens Türkçe anlamı, Softens eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Softens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Come loose : Açılmak. Yerinden çıkmak. Yerinden oynamak. Çözülmek. Serbest kalmak.
Choke : Durdurmak. Nefesini kesmek. Boğma. Ölmek. Boğazını sıkmak. Bastırmak. Kodes. Tıkamak. Tıkabasa doldurmak.
Disarms : Silahı bırakmak. Şüphesini gidermek. Silahsızlanmak. Silahını almak. Zararsız duruma getirmek. Silahsızlandırmak. Silahsız bırakmak. Zararsız hale getirmek.
Melts : Ergimek. Erimek. Eritmek.
Debilitates : Güçsüzleştirmek. Takatini kesmek. Zaafa uğratmak. Güçten düşürmek. Takatten düşürmek. Sarsmak. Kuvvetten düşürmek.
Mellowing : Olgunlaşmak. Dinlendirme. Yumuşama. Yumuşatma.
Lets go : Bırakmak. Serbest bırakmak. Rahatlamak. Koyvermek. Kendini koyvermek. İşine son vermek. Boşlamak. Salıvermek.
Flag : Bayraklarla süslemek. Bayrakla işaret vermek. Bayrak çekmek. Flama. Pörsümek. Işık örtüsü. Canlılığını yitirmek. Kapak taşı. Bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Nefesi kesilmek.
Conciliates : Barıştırmak. Dostluğunu kazanmak. Kazanmak. Uzlaştırmak. Gönlünü yapmak.
Assuaged : Hafifletmek. Bastırmak. Dindirmek. Dindirilmiş.
Softens synonyms : become soft, emasculates, appeasing, coaxes, let loose, coaxed, conciliated, cowing, allayed, damp, atones, come unstuck, loosens, damped, assimilate, deaden, languish, intenerate, axe, emasculating, daunts, saccharify, emaciates, conciliate, languished, deafen, abridges, blandished, abates, blunt, emaciating, choke back, melt.
Softens zıt anlamlı kelimeler, Softens kelime anlamı
Infrequently : Seyrek olarak.
Rarely : Seyrek olarak. Ender. Binde bir. Nadiren. Ayda yılda bir. Seyrek. Bayramdan bayrama. Az. Ender olarak.
Enliven : Neşelendirmek. Şenlendirmek. Renk vermek. Hayat bulmak. Canlandırmak. Renk katmak. Hareketlendirmek. Neşe vermek. Yaşam bulmak. İhya etmek.

Bu kısımda Softens kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Softens ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Softens anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Softens ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.