Soluble rock türkçesi Soluble rock nedir

  • Eriyebilir kayaç.
  • Suda, özellikle co3'li sularda az çok kolaylıkla erime niteliği olan kireç taşı, alçı taşı vb, kayaçlar.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Soluble rock ingilizcede ne demek, Soluble rock nerede nasıl kullanılır?

Soluble : Eriyebilen çözülebilen. Çözümü mümkün. Eritilebilir. Çözünür. Eriyebilir. Çözeltiye dönüşebilir. Çözülebilir. Bir çözücü içinde az ya da çok çözünebilir özdek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çözümlenebilir.

Rock : Şok etmek. Sarsılmak. Zorlaştırmak. Şaşırtmak. Kayalık. Kaya. Bir tür şekerleme. Kayaç. Rock yapmak (dans). Sallanmak.

Soluble enzyme : Çözülebilir enzim. Sitoplazmada belirli yerlerde bulunan enzimlerin tersine, serbest olarak bulunan enzim.

Soluble feed substances : Çözünür yem maddeleri. Hayvan ve bitkisel kaynaklı yem maddelerinin işlenmesinden elde edilen, bir miktar katı maddeler içeren sıvı yemler.

Soluble in alcohol : Alkolde çözünür.

Soluble intake protein : Tüketilen proteinin bakteriler tarafından hızla kullanılan ve işkembe sıvısında tamamen çözülebilen kısmı. Çözülebilir protein tüketimi.

İngilizce Soluble rock Türkçe anlamı, Soluble rock eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Soluble rock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Alluvial deposit : Alüvyon. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Lığ.

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Agricultural production : Zirai üretim. Sebze. Taze meyve. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tarımsal üretim. Tarım üretimi. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi.

Abrasion platform : Dalga aşındırması düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırma düzlüğü.

Soluble rock synonyms : agricultural specialisation, air route, ageing of the population, altimetric profile, agrarian geography, afforestation.