Sooth türkçesi Sooth nedir

Sooth ile ilgili cümleler

English: He tried to soothe the angry man.
Turkish: Öfkeli adamı yatıştırmaya çalıştı.

English: Classical music soothes me.
Turkish: Klasik müzik beni yatıştırıyor.

English: I often listen to soothing music in order to relax.
Turkish: Rahatlamak için sık sık rahatlatıcı müzik dinlerim.

English: I tried to soothe the child.
Turkish: Ben çocuğu yatıştırmaya çalıştım.

English: In order to relax, I need to listen to soothing music.
Turkish: Rahatlamak için yatıştırıcı müzik dinlemem gerekiyor.

Sooth ingilizcede ne demek, Sooth nerede nasıl kullanılır?

Sooth to say : Doğrusu.

In sooth to say : Gerçekte. Doğrusu.

In sooth : Gerçekten. Hakikatte. Gerçekte.

Soothe : Avutmak. Teskin etmek. Yumuşatmak. Teselli etmek. Rahatlatmak. Azaltmak. Dindirmek. Sakinleştirmek. Hafifletmek. Yatıştırmak.

Soothed : Dindirmek. Avutmak. Yumuşatmak. Azaltmak. Teselli etmek. Rahatlatmak. Teskin etmek. Yatıştırmak. Sakinleştirmek. Hafifletmek.

Soothingly : Dindirerek. Rahatlatarak. Sakinleştirici bir şekilde. Yatıştırarak. Sakinleştirerek. Teselli edici bir şekilde. Dinlendirici bir şekilde.

Soothing : Yatıştırma. Teskin. Sakinleştirici. Hafifletici. Teskin edici. Huzur veren. Dinlendirici. Dindirici. Rahatlatıcı. Yatıştırıcı.

 

Sooths : Doğru. Hakikat. Doğruluk. Gerçek. Yatıştırıcı.

Soothing syrup : Yatıştırıcı şurup.

Soothfast : Hakikatli. Sadık.

İngilizce Sooth Türkçe anlamı, Sooth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sooth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anodynes : Anodin. Rahatlatıcı. Sakinleştirici ilaç. Ağrı kesici ilaç. Uyuşturucu. Teskinleştirici. Ağrı dindirici. Sakinleştirici. Ağrı kesici.

Authenticity : Aslına uygunluk. Gerçeklik. Gerçek olma özelliği. Doğruluğunu ispat etme. Bir incelemede kaynak olarak kullanılan belgelerin özüne ya da gerçeğe uygunluğu. İçten samimi. Orijinallik. Özgünlük. Otantiklik.

Effective : Verimli. Sonuç verici. Yürürlükte olan. Geçerli olan. Etken. Efektif. Fiili. Sonuçlandırıcı. Etkili. Etkileyici.

Becoming : Göz alıcı. Uygun. Yakışık alır. Cazip. Güzel duran. Olmak. Üzerine yakışan. Yakışan. Yakışır.

Actuals : Eylemli. Mal borsalarında en fazla iki iş günü içerisinde teslim koşuluyla yapılan alım satım işlemleri. Fiili. Gerçekten. Anında alım satım. Aktüel. Mevcut. Asıl. Eylemsel.

Correctitude : Uygun olma. Yakışık alma. Uygunluk. Münasip olma. Dürüstlük. Münasiplik.

Reality : Gerçek olan, var olan şeylerin tümü. Asıl. Gerçekte var olan şeyler. Görgül bilgi ve kavramsal kuruluşların konulu olan olgusal durum. Somut ve nesnel olarak varoluş. Gerçekçilik. Realite.

Disillusioned : Bozulmuş. Realistik. Kırık. İlüzyon olmayan. Gerçekçi. İllüzyon olmayan. Farkına varmış. Üzgün. Gözü açılmış.

 

Aboveboard : Açık. Çıplak. Sadece. Apaçık. Dürüst bir şekilde. Dürüst. Vicdanla. Açık aşikar. Hilesiz. Yasal.

Bona fide : İyi niyetli. Gerçekten. İyi niyetle. İçten. Hakiki. Hilesiz. Bona fide. İyi niyet.

Sooth synonyms : balancing, actual, dinkum, deadset, alleviatory, candour, earnest, gospel, alleviant, allayers, attics, authenticities, according to cocker, as large as life, authentics, appeasers, assuasive, assuager, anodyne, facts, candours, appeaser, fact, allayer, actualities, actualness, genuineness, directness, the true, authentic, truth, cheese, candids.

Sooth zıt anlamlı kelimeler, Sooth kelime anlamı

Untruthfulness : Doğru bir şekilde olmama durumu. Asılsızlık. Yalancılık. Sahtekarlık. Sahtecilik. Kandırmacalık.

Sooth ingilizce tanımı, definition of Sooth

Sooth kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : True. Faithful. Reality. Trustworthy. Truth.