Sorulu görünüm nedir, Sorulu görünüm ne demek

Sorulu görünüm; bir dil bilgisi terimidir.

  • Soru biçimindeki bir fiilin bir başka fiilden önce gelerek zaman zarfı görevinde kullanılma

"Sorulu görünüm" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ali gitmem, dedi mi gitmez."

Dil bilgisi olarak anlamı:

Soru şeklindeki bir eylemin bir başka eylemden önce gelerek, zaman belirteci görevinde kullanılması: Temiz öğrenci eve geldi mi, hemen okul önlüğünü çıkarır; Ali gitmem dedi mi, gitmez; Ayşe bir işe başlayacak mı, hemen gelir sorar (bk. sorulu yantümce) ve benzeri

Sorulu görünüm anlamı, tanımı:

Soru : Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual. Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual.

Görünüm : Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara, zevahir, vizyon.

Biçim : Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Tarz. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi.

 

Fiil : Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem. İş, davranış.

Zaman : Belirlenmiş olan an. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Çağ, mevsim. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Dönem, devir.

Zarf : İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap. Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç. Kap, kılıf, sarma. İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Resmî iş, vazife. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.

Kullanılma : Kullanılmak işi.