Sosyal etkinlik nedir, Sosyal etkinlik ne demek

  • Bilgilendirme, yardımlaşma, eğlendirme gibi toplum veya grup yararına düzenlenen etkinlik, sosyal faaliyet

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Sosyal iktisadi gönencin ençoklandığı üretim ve/veya tüketim düzeyi, diğer bir deyişle sosyal marjinal faydanın sosyal marjinal maliyete eşit olduğu durum.

İngilizce'de Sosyal etkinlik ne demek? Sosyal etkinlik ingilizcesi nedir?:

social efficiency

Sosyal etkinlik kısaca anlamı, tanımı:

Sosyal : Toplumsal.

Etkinlik : Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği. İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi. Etkin olma durumu, müessiriyet. Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite. Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu.

Etkin : Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik. Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı. Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Bilgilendirme : Bilgilendirmek işi. Alt makamın üst makama bir konuda özet olarak verdiği bilgi veya açıklama, brifing.

Yardımlaşma : Yardımlaşmak işi.

 

Eğlendirme : Eğlendirmek işi.

Toplum : Topluluk. Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet.

Grup : Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. Küme.

Yarar : Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun.

Düzen : Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Yerleştirme, tertip. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Alet edevat takımı. Bez dokuma tezgâhı. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile.