Soutache türkçesi Soutache nedir

  • Balık kılçığına benzeyen ve süsleme aksesuarı olarak kullanılan zikzak şeklinde dar sutaşı.
  • Harç.
  • Suyolu.
  • Sutaşı.

Soutache ingilizcede ne demek, Soutache nerede nasıl kullanılır?

Soutane : Papaz cüppesi. Papaz cübbesi.

Soutaneur : Pezevenk.

Sout : Özellikle kuveyt ve bahreyn'de popüler olan bir müzik türü.

Souteneur : Pezevenk.

Souterrain : Yeraltındaki oda.

South africa daylight time : Güney afrika yaz saati.

South african merino : Güney afrika merinosu. Merinos ırkı ilk olarak 1 yüzyılda ispanyalılar tarafından afrika’ya götürülmüş, afrika’nın güney ucu bu hayvanlar için uygun bir ortam olmuş ve burada iyi gelişme göstermiş olup burada yapılan merinos yetiştirme çalışmalarıyla küçük cüsseli, kısa, ince yapağılı merinos tipi olarak geliştirilmiş olan koyun ırkı.

South africa : Güney afrika cumhuriyeti. Afrika kıtasının güney ucundaki ülke. Güney afrika.

South american mango : Kuşlar (aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, kolibrigiller (trochilidae) familyasından, güney amerika'da yaşayan, tüyleri yeşil, kara, mavi, mor karışık renkli bir tür. Güney amerika mangosu.

South african : Güney afrikalı (kimse). Güney afrikalı kimse. Güney afrika vatandaşı yada orada yaşayan kimse. Güney afrika´ya özgü. Güney afrikalı. Güney afrika.

 

İngilizce Soutache Türkçe anlamı, Soutache eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Soutache ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canallers : İçinden sıvı geçen yol. Kanal. Ark. İçinden damar geçen yol. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Ocak oluğu. İçinden sinir geçen yol. Oyuk. Yapay suyolu.

Conduit : Mecra. Ark. Kablo borusu. Yol. Arna. Kanal. Aracı kuruluş. Su yolu.

Canaller : İçinden sinir geçen yol. Kanal. İçinden damar geçen yol. Yapay suyolu. Oyuk. Ocak oluğu. Ark. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden sıvı geçen yol.

Dykes : Set. Bent. Siper. Kazmak. Hendek. Lezbiyen. Mecra. Duvar. Etrafına set çekmek.

Charge : Reaktör kalbine konulan yeni yakıt unsurlarının tamamı. Doldurmak. Yüklemek. Hukuk, fizik, kimya, iktisat, nükleer enerji, tarih alanlarında kullanılır. Suçlama. Üzerine atmak. Çevresinde kıvıl alan yaratan, artı ya da eksi alabilen temel tanecik özelliği, niceliği. Görevlendirmek. Yüklemek (enerji veya elektrik). Şarj.

Dough : Gayme. Mangiz. Mangır. Arpa. Para. Hamur.

Dues : Ödenti. Resim. Vergi. Ücret. Resmi vergiler. Aidat.

Duty : Görev. Yükümlülük. Belirli bir işin veya hizmetin yapılması için yetkili makamlar tarafından verilen izin karşılığında elde edilen vergi benzeri bir gelir. Borç. Güç. Ödev. Kapasite. Eşya ve kişilerin ülke sınırlarından giriş ve çıkışlarında denetimlerinin yapıldığı ve vergilerin tahakkuk ettirildiği kamu kuruluşu. bk. gümrük vergisi.

Canaling : Kanal. İçinden damar geçen yol. Oyuk. Ocak oluğu. İçinden sinir geçen yol. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden sıvı geçen yol. Ark. Yapay suyolu.

 

Canal : Yapay suyolu. İçinden sinir geçen yol. Ark. İçinden damar geçen yol. Oyuk. Kanal. Arna. Ocak oluğu. İçinden sıvı geçen yol. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz.

Soutache synonyms : gold braid, dike, composted, duct, daubed, culverts, diked, canals, composts, fee, daubs, dikes, conduits, braid, braiding, compost, couloir, dyke, expenses, doughs, fees, daub, expenditure, culvert, feeing.

Soutache ingilizce tanımı, definition of Soutache

Soutache kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also known as Russian braid. A kind of narrow braid, usually of silk.