Spangling türkçesi Spangling nedir

  • Pullamak.
  • Pul.
  • Washington eyaletinde yerleşim yeri.
  • Payet.
  • Pullarla süslemek.
  • Parlak küçük cisim.

Spangling ingilizcede ne demek, Spangling nerede nasıl kullanılır?

Bespangling : Süslemek. Pullamak. Parıltılı şeylerle donatmak. Pullarla süslemek.

Spanglish : Abd'de yaşayan hispanik nüfusun konuştuğu ingilizce.

Spangle : Washington eyaletinde yerleşim yeri. Parlak küçük cisim. Pul ya da payetlerle süslemek. Payet. Pullarla süslemek. Pul. Pullamak.

Spangled : Pullarla süslü. Pullarla kaplı. Zil zurna sarhoş. Pullarla süslenmiş. Küçük parlak objelerle kaplı. Pullu.

Spangles : Herhangi küçük parlak objeler. Pullar. Payetler. Süs olarak kumaş üzerine dikilen küçük parlak objeler.

Decorate with spangles : Pullarla süslemek.

Star spangled : Yıldızlarla süslü.

Bespangles : Pullarla süslemek. Parıltılı şeylerle donatmak. Süslemek. Pullamak.

Bespangled : Pullanmış. Süslenmiş. Parıltılı şeylerle donatılmış. Pullarla süslenmiş.

Spang : Kesin olarak (argo terim). Kusursuz bir şekilde. Tam bir şekilde.

İngilizce Spangling Türkçe anlamı, Spangling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spangling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Construction : Yapı. Anlam verme. Kuruluş. Yapılış. İnşa etme. Dikinti. Tümce yapısı. Sap ve gövde birleştirme yöntemlerinden her biri. Hukuk, gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır. İnşaat.

 

Scales : Kantar. Terazi. Tartaç. Bir örtünün ilerleme sırasında kırılmasıyle, temelindeki oluşukların örtüdeki daha genç katmanların üstüne gelmiş dilimleri. (kayaçtan ayrılmış kabuksu ince parçalar.). Ölçekler. İki kefeli terazi. Bakkal terazisi. Terazi burcu.

Flakes : Balık pulu. Pullar. Tanecik. Kar taneciği. İnce parça. Kuşbaşı parça. Kılcal çatlaklıklar. Acayip tip.

Lamellas : Katman. İnce levha. Lamel. İnce tabaka.

Scale : Ölçü. Barem. Ölçekleme. Hesaplamak. Ölçüm ve hesap için kullanılan araç ve aygıtlara işlenen bölmeleme dizisi. I. alt deri veya üst deriden meydana gelmiş olan küçük yassı yapılar. örnek: ganoyit, ktenoyit, kozmoyit, plakoyit pul gibi balık pulları. kemiksel ya da boynuzsal bir maddeden ya da kitinden yapılmış olup dışa doğru uzamış olan çıkıntılar. örnek: sürüngen pulu. kelebeklerin kanatlarındaki desenleri meydana getiren renkli yapılar. bitkilerde epidermisten oluşan yassı küçük yapılar. Ölçü aygıtları, çizim, çizge vb. üzerine düzgün aralıklarla konan imler. Tırmanarak çıkmak. Tarife. Kazantaşı.

Flack : Tanıtım. Reklam ajansı. Basın sözcülüğü yapmak. Eleştiri. Küfür. Reklam. Basın sözcüsü. Tanıtım elemanı. Uçaksavar ateşi. Uçaksavar.

Bespangling : Parıltılı şeylerle donatmak. Süslemek.

Trade : Almak. İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Alım satım yapmak. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kar elde etmek amacıyla yapılan alım satım etkinliği. Alışveriş yapmak. İş yapmak. Tecim. Ticaret yapmak. Özdeksel gereksinme ve zorunlukları karşılamak için el ve araçla yapılan iş. el uzluğu isteyen işler.

 

Franker : Frenk. Ücretsiz göndermek mektup. (mektup) damgalamak. İçi dışı bir. Samimi. Ücretsiz giden mektup. Açık sözlü. Zarfın üstüne posta damgasını veya posta ücretinin ödenmiş olduğunu gösteren işareti basmak. Dürüst. Damgalamak (posta pulunu).

Bespangles : Süslemek. Parıltılı şeylerle donatmak.

Spangling synonyms : frankers, sequin, spangle, craft, lamina, dislodged slices, jangly, lamellae, paillette, asper, stamps, fish scale, lamella, cacophonic, bespangle, cacophonous, flake, frankest, laminas, building, franks, sequins, stamp, aspers, laminae, decorate with spangles.

Spangling zıt anlamlı kelimeler, Spangling kelime anlamı

Euphonious : Sesi kulağa hoş gelen. Ahenkli. Hoş sesli.

Starless : Yıldızsız.