Spawning türkçesi Spawning nedir

Spawning ingilizcede ne demek, Spawning nerede nasıl kullanılır?

Spawning channel : Ekonomik getirisi yüksek olan bir balığın gereksinimleri doğrultusunda akıntı hızı ve su derinliği gibi özellikleri en uygun koşulda tutulan ve kontrol edilen y kumlu çakıllı tabana sahip yapay yumurtlama alanı. Yumurtlama kanalı.

Spawning colour : Yumurtlama rengi. Yumurtlama sürecinde dişi balıkların aldığı renk.

Spawning migration : Çoğalmak amacıyla, yumurtlamaya uygun alanlara gitme*, yumurtlama göçü. Yumurtlama göçü. Üreme göçü.

Spawning period : Üreme dönemi. Yumurtlamanın olduğu belirli zaman aralığı, yumurtlama dönemi. Yumurtlama dönemi.

Spawning pond : Doğal yumurtlamayı sağlamak için akuakültürde bu amaçla oluşturulan özel yapay havuz. Yumurtlama havuzu.

Fish spawning ground : Balıkların yumurta bıraktıkları özel koşullara sahip bölge, balık yumurtalama alanı. Balık üreme alanı. Balık yumurtlama alanı.

Spawned : Yumurtlamak (balık vb.). Durmadan doğurmak. Ortaya çıkmak. Meydana getirmek. Yumurtlanmış. Yavrulamak.

Spawning season : Yumurtlama mevsimi. Üreme mevsimi.

Spawning time : Yumurtlama zamanı.

Spawner fish : Yumurtlayan balık. Özellikle yumurtlama dönemindeki dişi balık.

 

İngilizce Spawning Türkçe anlamı, Spawning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spawning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Soiling : Altına yapma. Dört yaşın üstünde olan çocukların bilerek veya bilmeyerek dışkı yaparak giysilerini kirletmeleri (tıp veya medikal terimi). Lekeleme. İrade dışı bir şekilde dışkı yapma. Enkoprezi. Bir şeyi kirletme. Dışkı çıkarma. Ahırdaki sığırı yeşim yem vererek besleme (tarım). Kirletme.

Oviparous : Ovipar. Yumurtlayıcı. Organizmadan dışarı bırakıldıktan sonra açılan yumurtalar bırakan canlı. ovipar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yumurtlayarak çoğalan. Oviparöz. Oviparus. Yumurtalarını vücut dışına bırakan. Embriyonlu yumurtalar yumurtlayan, oviparus. bu tür hayvanlarda embriyonun gelişimi dış ortamdadır.

Blat : Ağzından kaçırmak. Melemek. Kuzu veya keçi biri ağlamak. Kabadayıca bir gürültü çıkarmak.

Blab out : Ağzından kaçırmak.

Disengagement : Salıverme. Çözülme. İlişkinin kesilmesi. İlgiyi kesme. Bağlarını koparma. Geri çekilme. Savaşa son vermek. Geri çekilme (askeri terim). Sıyırma. İlişki kesme.

Blurting : Aniden söylemek. Beklenmedik bir şekilde söylemek. Düşünmeden söylemek. Kuku. Ağzından kaçırmak. Am. Vajina.

Invent : Atmak. Bulmak. İcat etmek. Çıkarmak. Keşfetmek. İhtira etmek. Kıvırmak. Düzmek. Bir bulgudan elde edilen yeni bir bulgu.

Baulky : Ayak diremeye yatkın. İnatçılığa yatkın. İnatçılık yapmaya meyilli. Ayak direyen.

Adamant : Dik başlı. Sert. Hoşgörüsüz. Çok sert efsanevi bir taş. Katı. Çok sert. Son derece kararlı.

 

Blurts : Aniden söylemek. Kuku. Düşünmeden söylemek. Am. Vajina. Ağzından kaçırmak. Beklenmedik bir şekilde söylemek.

Spawning synonyms : gram's procedure, gram stain, gram's method, gram's stain, soilure, gram method, deposit, bullish, cessions, oviposit, asinine, blurt out, abandonments, bequeathment, demised, spawner, balkiest, ovulation, cession, blatting, blurted, dismissal, blatted, abandon, as hard as nails, bequeathal, dirtying, laying, layer, baulkier, blats, oviposition, dismissals.

Spawning zıt anlamlı kelimeler, Spawning kelime anlamı

Closed : Donmuş. Yumuk. Kapanık. Kapalı. Kapatılmış. Kapanmış. Basına kapalı. Örtük. Bloke edilmiş.

Distribution : Bölüştürme. Oyun kişilerinin her birinin hangi oyuncu tarafından canlandırılacağını belirtme işi. Bir ölçme sonucunda elde edilen değerlerin ya da test puanlarının bir ortalama noktası çevresinde serpilmesi durumu, bk. sıklık dağılımı. Yaygın olma. Bir ekonomide belirli bir dönemde elde edilen toplam gelirin; emek, sermaye, doğa ve girişimciden oluşan üretim faktörlerine, ücret, faiz, kira ve kar biçiminde dağıtılması. Yayma. Bir özdek ya da nesneyi çeşitli evrelere, konumlara durumlara üleştirme. Dağılma. Dağılım. Rol dağıtımı.

Concentration : Fizik, kimya, uzay, iktisat, nükleer enerji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Teksif. Derişme. İnsanların ve uygulayım ürünlerinin, insanın ve doğanın temel gereksinmelerin karşılanmasına elverişli koşulları yaratmış olduğu yerlerde toplanması süreci. Bir çözücüdeki çözünen madde miktarını belirtmede kullanılan bir terim. yoğunluk. Derişiklik. Birim oylumdaki mol ya da eşdeğer ağırlık sayısı türünden çözünenin ağırlık ya da oylumca yüzdesi. Yoğunlaşma. İktisadi etkinliklerin büyük bir kısmının en büyük birkaç firma tarafından denetlenmesi. Yığma.