Spells türkçesi Spells nedir

  • Büyülenme.
  • Büyü.
  • Kısa süre.
  • Tılsım.
  • Büyüleme.
  • Çalışma sırası.
  • Alımlılık.
  • Sihir.
  • Dönem.
  • Çekıcilik.
  • Kısa mesafe.
  • Kriz (öksürük vb.).
  • Afsun.
  • Nöbet.
  • Vardiya.
  • Sıra.

Spells ile ilgili cümleler

English: This fantasy book is a succession of really flashy magical spells and that makes it boring instead.
Turkish: Bu fantezi kitap gösterişli çok güzel büyülerin bir birbirini izlemesidir ve onun yerine bu onu sıkıcı yapar.

English: I get dizzy spells when I stand up.
Turkish: Ayağa kalktığımda başım döner.

Spells ingilizcede ne demek, Spells nerede nasıl kullanılır?

Misspells : Harflerini yanlış söylemek. İmlasını yanlış yazmak. Yanlış hecelemek. İmla hatası yapmak. Yazım hatası yapmak. Yanlış yazmak.

Outspells : -den daha doğru yazmak. - den daha iyi yazmak.

Respells : Tekrar hecelemek. Yeniden hecelemek.

Spell aid : Yazım yardımı. Yazım düzeltmeni.

Spell backward : Ters anlamak. Tersten okumak.

Spell check : Sözcük kontrolü. Yazım kılavuzu. Bir yazım denetleyicisi kullanarak bir belgenin hatalı yazımlarının bulunması için incelenmesi. Yazım denetimi.

Cast a spell over : Büyülemek. Büyü yapmak. Aklını almak.

Spell checker : Bir belgedeki kelimelerin yazımlarını kontrol ederek yanlışları düzelten yazılım uygulaması veya bilgisayar programı (çoğu word işletim programında bulunmaktadır). Yazım denetleyicisi. Yazım denetimcisi.

 

Spell out : Harf harf okuma. Güçlükle sökmek. Bir bir anlatmak. Ayrıntılarıyla açıklamak. Heceleyerek okumak. En anlaşılır veya ayrıntılı biçimde açıklamak. Ayrıntılı olarak açıklamak. Hecelemek.

Automatic spell checking : Otomatik yazım denetimi.

İngilizce Spells Türkçe anlamı, Spells eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spells ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Short notice : Az mühlet. Kısa süreli ihbar.

Remainder : Bir maddenin orijinal bileşenlerinden bir kısmının alınmasından sonra geriye kalan kısmı. Geri kalan kısım. Elden çıkarmak. Kalan. Döküntü. Ünvanın varisi olma hakkı. Tortu. Geri kalan. Artık. Satılmayıp elde kalan kitap.

Sell off : Elinden çıkarmak. Tümünü satmak. Stokunu likide etmek. Elden çıkarmak. Satıp savmak. Elden çıkartmak. Hepsini satıp bitirmek. Tasfiye etmek.

Enthrallments : Kölelik. Kendine bağlama. Esaret. Esirlik.

Enchantment : Cezbetme. Cazibe. Keyif. Afsunculuk. Haz.

Polices : Zabıta. İnzibat. Polis. Güvenliği sağlama.

Black art : Kara büyü.

Alignments : Uyuşma. Sıralama. Hiza. İşbirliği yapma. Hizalanma. Gruplaşma.

Get a whiff : Kokusunu almak.

Spells synonyms : get a noseful, array, negociate, scent, bewitchery, catena, scalp, ictuses, turn of work, enchant, entrancement, failure recovery, ictus, epoch, enthralling, bit, allurements, arrangement, conjurations, resell, bouts, short time, short while, bewitchments, phylactery, appealingness, palm off, bootleg, phylacteries, short range, moment, dispose, crescere.

 

Spells zıt anlamlı kelimeler, Spells kelime anlamı

Wholesale : Büyük çapta olan. Büyük çapta. Toptancılık. Geniş çapta. Toptan satmak. Toptan. Toplu. Toptan olarak. Toptan alım satım. Toptancı (tüccar).

Buy : Satın almak. Yutmak. Kabul etmek. İnanmak.

Take : Hasat. Tutma. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Çekim. Alınan taş. Alıntı. Tutuş. Tepki. Avalanan hayvan miktarı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Spells antonyms : retail, odorless, odorous.