Spikier türkçesi Spikier nedir

Spikier ingilizcede ne demek, Spikier nerede nasıl kullanılır?

Spikiest : Keskin. İnatçı. Dikenli. Çivili. Sert. Uzun ve sivri. Dik kafalı. Sivri uçlu.

Spikily : Dik kafalı bir şekilde. Sivri uçlu bir biçimde. Keskin olarak.

Spiking : Uzun çivilerle tutturmak. Alkol katmak. Başaklama. Tahta sokmak. Heyecanlandırmak. Krampon ile yaralamak. Tıkamak. Sivri demir ile delmek. Çivi ile tutturma. Falya deliğini tıkamak (silah).

Spike : Tahta sokmak. Sivri uç. Falya deliğini tıkamak (silah). Aniden yükselmek veya artmak. Tıkamak. Sivri uçlu çubuk. Sivri demir ile delmek. Başak. Sivri uçlu demir. Delmek.

Spike heel : İnce topuklu. Sivri ökçe.

Spikes : Kramponun çivileri. Krampon. Kramponlu ayakkabı. Çivili ayakkabı.

Spikelet : Başakçık.

Spiky : Dik kafalı. İnatçı. Sivri uçlu. Keskin. Uzun ve sivri. Sert. Dikenli. Çivili.

Spike knot : Boylama budak. (tahta zemin üzerindeki) sivri budak. Uzun budak.

Spiked : Başaklı. İçki katılmış. Alkollü. İçkili. Çivili. Tırnaklı. Ucu sivri.

İngilizce Spikier Türkçe anlamı, Spikier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spikier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Baulky : İnatçılık yapmaya meyilli. Ayak direyen. Ayak diremeye yatkın. İnatçılığa yatkın.

 

Headstrong : Bildiğini okuyan. Burnunun dikine giden. Dik başlı. Dikbaşlı. Kafasının dikine giden. Dediğim dedik.

Austerest : Haşin. Ağırbaşlı. Ciddi. Hoşgörüsüz. Süssüz. Sade.

Acerb : Acılı ekşi. Ekşi. Acı.

Jagged : Çentikli. Çentik. Tırtıklı. Sarhoş. Dişli. Kafayı bulmuş. Dik. Pürüzlü. Diş diş.

Baulkier : İnatçılığa yatkın. Ayak diremeye yatkın. Ayak direyen. İnatçılık yapmaya meyilli.

Acutes : Dar. Sivri. Aşırı. Akut. Ağır. Açıkgöz. Zeki. Şiddetli. Güçlü.

Electrical discharge : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektrik boşalımı. Elektriksel boşalma. Boşalma. Bir yoğunlaçta biriken elektrik yükünün bir dış devreye verilmesi. bir pilde biriken kimyasal erkenin elektrik erkesine dönüşmesi.

Astringent : Lokal olarak doku ve damarları büzen ilaç. Haşin. Şiddetli. Büzücü. Acı. Damarları büzen ilaç. Kanamayı kesici. Kanı durduran. Sıkıştırıcı.

Acuate : Sivri.

Spikier synonyms : fisherman's lure, fishing rig, fish lure, argute, nailed, cusped, bad, prickliest, acutest, chiseled, pointed, aculeate, adamant, hardheads, heady, cuspidal, contrary, bullheaded, astringents, bullet head, rig, diehards, aspirated, bitterest, bitterer, chiselled, adamants, acuter, cusp, bloody minded, balkiest, pricklier, spicate.

Spikier zıt anlamlı kelimeler, Spikier kelime anlamı

Pointless : Anlamsız. Puansız. Amaçsız. Yararsız. Manasızlık. Saçma. Gereksiz. Maksatsız. Beyhude. Boş.

Decrease : Düşüş. Küçülmek. Eksiltme. Düşmek. Azalma. Düşüş göstermek. Azaltmak. Eksilmek. İnmek. Küçültmek.