Splashers türkçesi Splashers nedir

Splashers ingilizcede ne demek, Splashers nerede nasıl kullanılır?

Splasher : Çamurluk. Sıçratıcı. Siper. Kalkan. Tekerlek çamurluğu.

Splashed : Serpmek. Yıkanmak. Serpiştirmek. Cup diye düşmek. Püskürme. Sıçramak. Reklamını yapmak. Sürmek (boya vb.). Suya çarpmak. Yağmak.

Splashes : Serpmek. Sıçramak. Serpiştirmek. Reklamını yapmak. Yıkamak. Suya çarpmak. Yağmak. Sürmek (boya vb.). Yıkanmak. Sıçratmak.

Splash down : Uzay gemisinin denize düşmesi. Suya iniş yapmak. Uzay gemisinin denize inmesi.

Splash erosion : Sıçratma erozyonu.

Make a splash : Çok dikkat çekmek. Fiyaka yapmak. Prim yapmak. İlgi çekmek. Sükse yapmak. Caka satmak.

Splash over : Taşmak.

With a splash : Cumbadak.

Splashback : Lavabonun üzerine veya sobanın arkasına dik bir şekilde konulan ve bulunduğu alanı sıçramalara karşı koruyan su geçirmez pano. Pişirme esnasında yemekten sıçrayan parçaların duvara değmesini engelleyen koruyucu panel.

Splash : Yıkamak. Suya çarpmak. Sıçratılan suyun sesi. Yüzüne su çarpmak. Sıçramak. (su) sıçratmak. Yağmak. Boya sürmek. (su) sıçratma. Sürmek (boya vb.).

İngilizce Splashers Türkçe anlamı, Splashers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Splashers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Dike : Duvar. Kazmak. Lezbiyen. Etrafına set çekmek. Ark. Süslemek. Şedde. Hendek açmak. Suyolu. Set yaparak korumak.

Bumpering : Mahmuz. Tampon. Alışılandan çok daha bol. Önleç. Bereketli şey. Ağzına kadar dolu kadeh. Sıkılama makinesi. Ağzına kadar dolu bardak.

Egis : Koruma. Himaye.

Guard plate : Muhafaza plakası. Koruma levhası.

Scraper : Greyder. Kazıma aleti. Duyarkatı kazımakta kullanılan, ağzı keskin ya da pürtüklü araç. Kazağı. Sistre. Kazartaşır. Sistire. Apse drenajı veya ölü dokuyu kazıyarak uzaklaştırmak amacıyla kullanılan kaşık biçiminde cerrahi aygıt. Demir kapı çamurluğu.

Dikes : Set çekmek. Hendek açmak. Set yaparak korumak. Ark. Sevici kadın. Bent. Lezbiyen. Etrafına set çekmek. Set. Duvar.

Distributed : Kısımlanmış. Dağıtılan. Yayık. Dağılmış. Dağıtımlı. Dağıtık. Dağıtılmış. Dağınık. Ayrılmış.

Outgoing : Çıkış. Akıp giden. İçi dışı bir. Canayakın. Dışarı giden. Sempatik. Giden. Üstün gelme. Gidiş. Açık yürekli.

Scutum : Sert tabaka veya kabuk (botanik, zooloji). Bir takımyıldızın adı. Antik roma'da askerler tarafından kullanılan büyük kalkan. Biyoloji, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hayvanlarda dış örtüden teşekkül etmiş boynuzsu, keratinsi ya da kitinden oluşan kalkan şeklindeki safiha. Scute. Sert sırt kabuk. Kalkan (takımyıldızı). Skutüm.

Turbot : Kalkan balığı. Dişi kalkan. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, yanyüzergiller (pleuronectidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, üzerinde çivi gibi sert süsler bulunan, avrupa kıyılarında, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan bir tür.

 

Splashers synonyms : weapon system, dashboard, fender, bulwark, buckler, splash guard, set, barricades, sloughing, battlements, gaiters, barricading, bulwarks, aegis, splasher, casemate, gable, barricade, bulwarked, firewall, shield, shoe scraper, spatterdash, mantlet, bulwarking, mudguards, deflector, bumper, dyke, splashboard, spatterdashes, arm, bucklers.

Splashers zıt anlamlı kelimeler, Splashers kelime anlamı

Concentrated : Yoğunlaşan. Çok güçlü. Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek). Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Yoğun. Derişik. Konsantre olmuş. Yoğunlaşmış. Konsantre. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Bare : Açığa çıkartmak. Açılmak. Çıplak. Tamtakır. Gözle görülür hale getirmek. Yalın. Süssüz. Çıkarmak. Açık. Soymak.