Spleenful türkçesi Spleenful nedir

Spleenful ingilizcede ne demek, Spleenful nerede nasıl kullanılır?

Big liver and spleen disease : Erişkin etçi damızlıklarda ve yumurtacı tavuklarda, yumurta veriminde azalma ve düşük ölüm oranıyla seyreden, dalak ve karaciğerin büyümesiyle belirgin viral hastalık. İri karaciğer-dalak sendromu.

Marble spleen disease : Mermer dalak hastalığı. Kanatlı grup-2 adenovirüslerı tarafından, 3-8 haftalık sülünlerde ve birçok kanatlı türünde, dalağın beneklenmesi sonucu, adeta mermer görünümünü kazanmasıyla ve sindirim organları haricinde tüm organlarda çekirdek içi inklüzyonların biçimlenmesiyle belirgin viral hastalık.

Sago spleen : Hint irmiği görünümlü dalak. Beyaz pulpa artışı nedeniyle üzerine irmik dökülmüş izlenimi veren amiloidoziste biçimlenen, dalağın makroskobik görünümü, sago dalak. Sago dalak.

Spleen : Hüzün. Omurgalı hayvanlarda lenfositlerin farklılaştığı ve alyuvarların parçalandığı, kan damarlarının bol olduğu lenfoid organlardan biri. Dalak. Huysuzluk. Kaçıklık. Kin. Terslik. Karasevda. Omurgalı hayvanlarda, lenfositlerin farklılaştığı ve alyuvarların parçalandığı, kan damarlarının bol olduğu lenfoid organlardan biri.

Spleenish : Huysuz. Melankolik. Aksi. Karasevdalı.

 

Black spleenwort : Karabaldır. Kara şeritli eğrelti. Aspleniaceae familyasından, toprak üstü kısımları balgam söktürücü olarak kullanılan tohumsuz bitkilerden bir tür. bağrıkara, baldırıkara.

Spleens : Kin. Dalak. Asabiyet. Terslik. Titiz. Garaz. Huysuzluk. Hınç. Karasevda. Hüzün.

Esplees : Topraktan elde edilen gelir veya kazanç (kira veya ürün hasatı gibi). Topraktan alınan ürünler. Topraktan elde edilen kazanç.

Spleenless : İyi huylu. İyi niyetli. Dalaksız.

İngilizce Spleenful Türkçe anlamı, Spleenful eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spleenful ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bilious : Ters. Küskün. Safraya ait. Köpeklerde, kusmuğun içerisinde safranın bulunması. uyku sırasından safranın oniki parmak bağırsağından mideye geri akmasından kaynaklanır ve genellikle sabahları görülür. Öd ile ilgili. Safra ile ilgili. Dargın. Safralı kusma sendromu.

Bolshy : Bolşevik. Yardımı esirgeyen. Bolşevizm yanlısı. Kurulu toplum düzenine karşı. Solcu. Kurulu düzene karşı. İşbirliği etmeyen.

Crankier : Aksi. Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Garip. Asabi. Tuhaf. Sinirli. Dengesi her an bozulabilir. Gevşek. Laçka. Ters.

Contrary : Tersine. Karşıt olan şey. Aksi. Ters. Zıt. Muhalif. Kafasının dikine giden. Dik başlı. Ayrışçı.

Crankiest : Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Garip. Eksantrik. Çabuk sinirlenen. Asabi. Sinirli. Gevşek. Laçka. Alıngan. Çabuk öfkelenen.

Badtempered : Ters. Aksi.

Churlish : Nobran. Terbiyesiz. Vahşi. Ters. Nadan. Kaba. Cimri. Pinti. Aksi.

As cross as two sticks : Küplere binmiş. Siniri tepesinde.

Crabbed : Karman çorman. Haşin. Ters. Anlaşılmaz. Kargacık burgacık. Sert. Okunaksız. Darmadağın. Karışık.

 

Bad tempered : Kötü huylu. Huylu. Ters. Aksi.

Spleenful synonyms : crabbier, acrimonious, cantankerous, crabby, bellicose, crabbiest.

Spleenful ingilizce tanımı, definition of Spleenful

Spleenful kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Displaying, or affected with, spleen. Melancholy. Angry. Fretful.