Sporting türkçesi Sporting nedir
Sporting ile ilgili cümleler
English: Ali owns a sporting goods store.
Turkish: Ali bir spor ürünleri mağazasına sahip.
English: An Olympic gold medal is probably the most coveted sporting prize.
Turkish: Olimpiyat altın madalyası muhtemelen en imrenilecek spor ödülüdür.
English: That truck is not transporting what people think.
Turkish: Bu kamyon insanların düşündüğü şeyi taşımıyor.
Sporting ingilizcede ne demek, Sporting nerede nasıl kullanılır?
Sporting chance : Yeterli kazanma şansı. Makul kazanma şansı. Umut ışığı.
Sporting editor : Spor yazarı.
Sporting goods : Sporcu ürünleri. Spor aletleri. Spor eşyası. Spor eşyaları. Spor aksesuarları. Spor ürünleri. Spor ekipmanı.
Sporting goods department : Spor malzemeleri mağazası.
Sporting goods store : Spor malzemeleri mağazası.
Sporting gun : Uzun namlulu av tüfeği. Av silahı.
A sporting chance : Başarılması mümkün şans. Riskli ama mümkün başarı.
Sportiest : Gösterişli. Sporsever. Şık. Sportmence. Sportif. Neşeli. Centilmence. Canlı.
Disporting : Oyalanmak. Kendini eğlendirmek. Oynamak. Oynama. Eğlenme. Eğlenmek. Oyalanma.
Transporting : Nakliyat. Taşımacılık. Nakletme.
İngilizce Sporting Türkçe anlamı, Sporting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sporting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Jocks : İskoçyalı. Spor delisi veya meraklısı veya düşkünü. Jokey şortu. Sporcu çamaşırı. İskoç. Atlet.
Huntings : Boş hat arama. Araştırma. Çevrinme. Arama. Avlama. Takip. Avlanma. Salınma girme.
Player : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çalgı çalan kimse. Çalan kimse. Aygıt. Bir oyun kişisini, bilgisi, tekniği ve yaratışı ile canlandıran ya da gösteren sahne sanatçısı. oyun oynama eyleminde bulunan sanatçı. Aktör. Çalar. Eğlenceyle vakit geçiren kimse. Oyuncu. Oyunluktaki belli kişiyi canlandırma işini yapan kimse. oynamak işini gerçekleştiren kişi.
Sports : Spor karşılaşması.
Preyed : Soymak. Yağma etmek. Kurban. Sıkmak. Yağmaya gitmek. Avlamak. Şikar. Yem. Hayvanın avı.
Spores : Köken. Kaynak.
Hunt : Kovalamak. Avlanmak. Araştırmak. Avlamak. Avlak. Avda kullanmak. Aramak. Avlanma.
Preys : Soymak. Yağmaya gitmek. Yem. Kurban. Şikar. Hayvanın avı. Sıkmak. Yağma etmek. Avlamak.
Conscientious : Özenli dikkatli. Dikkatli. Vazifeşinas. İtinalı. Özenle yapılmış. Özenli. İşine bağlı. İnsaflı. Vicdanlı. Hakçı.
Sporting synonyms : sportmanlike, chasing, sportiest, conscionable, fishing, prey, sportsmanlike, fair, gym, the chase, shootings, huntsmanship, just, dove like, jock, sported, chevy, sporter, chases, dinkum, chase, sportsmen, conch, sportman, conches, direct, sportier, gunning, killings, evenhanded, decent, spore, ballers.
Sporting zıt anlamlı kelimeler, Sporting kelime anlamı
Unfair : Adaletsiz. Gayrikanuni. Kanunsuz. Yanlı. Haksız. Taraflı. Vicdansız. Adil olmayan. Adil değil. Hileli.
Unadventurous : Maceracı olmayan. Macerasız.
Sporting ingilizce tanımı, definition of Sporting
Sporting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of pertaining to, or engaging in, sport or sporrts. Exhibiting the character or conduct of one who, or that which, sports.

Bu kısımda Sporting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sporting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sporting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sporting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.