Sprawl out türkçesi Sprawl out nedir

Sprawl out ingilizcede ne demek, Sprawl out nerede nasıl kullanılır?

Sprawl : Yayılarak oturmak. Yayılmak. Uzanmak. Yayılma. Çok geniş bir alana yayılmak. Yayılıp yatmak. Sereserpe uzanmak. Dağılma. Sere serpe uzanmak. Genişlemek.

Out : Dışarıda. Kovmak. Dışarı atmak. Çıkış. Ortaya çıkmak. Nakavt etmek. Çıkarmak. Yanmak. Dışarı çıkarmak. Bayılmak.

Sprawled : Genişlemek. Yayılmak. Yayılarak oturmak. Serilmek. Yayılmış. Sereserpe uzanmak. Yayılarak oturmuş. Uzanmak.

Sprawler : Gerinen kimse (otururken veya uzanırken). Rahatlayan bir şekilde bacaklarını ve kollarını yayan kimse.

Sprawlers : Rahatlayan bir şekilde bacaklarını ve kollarını yayan kimse. Gerinen kimse (otururken veya uzanırken).

Sprawling : Yayılma. Büyüyen. Sallı. Genişleyen. Yayılan.

İngilizce Sprawl out Türkçe anlamı, Sprawl out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sprawl out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bespreading : Lekelemek. Saçmak. Örtmek. Bulaştırmak. Kaplamak. Bulamak.

Belabored : Benzetmek. Pataklamak. Lafı uzatmak. Benzetilmiş. Saldırılmış. Saldırıya uğramış. Pataklanmış. Çok uzatmak. Üzerinde fazla durmak.

Constringe : Sıkılaşmak. Kasılmaya neden olmak. Sıkmak. Büzmek.

 

Aggrandise : Abartmak. Çoğaltmak. Yüceltmek. Bir şeyin daha yüce görünmesini sağlamak. Artırmak. Gücünü veya konumunu yükseltmek. Zenginliğini çoğaltmak. Daha büyük yapmak. Ayrıntı eklemek (ayrıca aggrandize).

Add : Bindir. Artırmak. Katmak. Toplamını almak. İlave etmek. Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir). Ekleme. Çalmak. Aşınma payına bağlı yeni bir varlık biriminin, işletme varlığına eklenmesi, ya da varlık içindeki bir birimin yeniden yapım özelliğiyle genişletilmesi.

Augments : Büyümek. Sayısını arttırmak. Arttırmak. Artmak. Çoğaltmak. Uzamak. Büyütmek. Artırmak. Çoğalmak.

Deploy : Mevzilenmek. Görevlendirmek. Dağıtmak. (birşeyi) etkin kullanmak. Uygulamak. Konuşlandırmak. Yerleştirmek (ordu vb). Harekete geçirmek. Açmak. Konuşlanmak.

Conveyed : Getirmek. Nakletmek. Yollamak. Nakledilen. Taşımak. Devretmek. Nakledilmiş. İletmek.

Flex : Kordon. Tel. Kasmak. (kas) kasmak. Bükmek. Kablo. Bükmek (kası). Esnetmek. Esnek kablo.

Racked : Rafa koymak. Askıya asmak. İşkence etmek. Rafa kaldırmak. Rüzgarda uçuşmak (bulut). Kirayı artırarak eziyet etmek. Eziyet etmek. Fıçıdan çekmek (içki).

Sprawl out synonyms : belabor, flexes, conveys, carry over, lifts, circulated, drew, clamp, lift, sprawled, distends, bag, belabors, broadcast, bespread, deployed, sprawl, hang on, augment, sprawls, broadcasts, unroll, bespreads, delate, distending, broadcasted, draw out, belaboring, belaboured, circulate, continue, unrolls, belabours.