Spread like wildfire türkçesi Spread like wildfire nedir

  • Büyük bir hızla yayılmak.
  • Milletin ağzı torba değil ki büzesin.
  • (dedikodu vb) çok çabuk yayılmak.
  • Dal budak salmak.
  • El alemin ağzı torba değil ki büzesin.
  • Ağızda sakız olmak.
  • Hızla yayılmak.

Spread like wildfire ingilizcede ne demek, Spread like wildfire nerede nasıl kullanılır?

Spread : Bölmek. Sapma (balistik). Genişlik. Bulaşmak. Açıklık. Genişleme. Sirayet etmek (hastalık). Dağılma. Açılmak.

Like : Bağ.gibi. Hoşlanmak. Dilemek. İstemek. Benzeri. Olası. İlg.gibi. Hazzetmek. Beğeni duymak. -in özelliği.

Wildfire : (özellikle kırsal alanda çıkan) söndürülmesi güç yangın. Söndürülmesi güç ateş. Kontrol edilemeyen yangın.

Like wildfire : Çok çabuk. Hızla. Yıldırım hızıyla (her yere yayılmak). Süratle.

İngilizce Spread like wildfire Türkçe anlamı, Spread like wildfire eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spread like wildfire ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arborizes : Ağaca benzemek. Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak. Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak (ayrıca arborise). Yayılmak. Dallanmak.

Ramifying : Çatallaşmak. Dallanmak. Kollara ayırmak. Dallanıp budaklanmak. Kollara ayrılmak. Çatallanmak. Bölümlere ayırmak. Dallandırmak.

Arborized : Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak. Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak (ayrıca arborise). Yayılmak. Dallanmak. Ağaca benzemek.

 

Arborize : Dallanmak. Ağaca benzemek. Yayılmak. Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak (ayrıca arborise). Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak.

Branch out : Branşlaşmak. Genişlemek. Dallanmak. Gelişmek. İşi genişletmek. Dallanıp budaklanmak. Yayılmak.

Arborizing : Ağaca benzemek. Dallanmak. Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak. Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak (ayrıca arborise). Yayılmak.

Swept : Süprülmüş. Salınmak. Salınarak geçmek. Süpürmek. Uzamak (sokak). Süpürülmüş. Sürüklemek. Mayın taramak. Önüne katmak. Ortadan kaldırmak.

Be the talk of the town : Herkesin dilinde olmak. Dillere düşmek. Kasabanın diline düşmek.

Sweep : Kıvrım. Tarama eylemi. Hızla ilerlemek. Sürüklemek. Temizleme. Bir elektron demetinin, alıcıda merceğin verdiği resmi çözümlemek, almaçta aynı resmi oluşturmak için, birincisinde ereği, ikincisinde görüntülüğü düzenli biçimde dolaşması. Kerata. Süpürüp atmak. Hepsini alma. Erim.

Ramifies : Dallanmak. Çatallaşmak. Kollara ayırmak. Çatallanmak. Bölümlere ayırmak. Dallanıp budaklanmak. Dallandırmak. Kollara ayrılmak.

Spread like wildfire synonyms : arborise.