Süpürmek nedir, Süpürmek ne demek

"Süpürmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Herif süpürge ile fesini süpürüp de şak şak eline vurdukça un çuvalı gibi tozuyordu." - A. Rasim
  • "Tatlıya öyle düşkünmüş ki geceleri usulcacık kalkar, tel dolaptaki muhallebiyi, revaniyi, kadayıfı ne bulursa hepsini süpürürmüş." - P. Safa
  • "Yanında binlerce kurbanlık ile / Süpürdü düşmanı, bastı dayağı" - Âşık Veysel

Yerel Türkçe anlamı:

Köpek koyun sürüsünü toparlayıp sürmek.

Silmek : Burnunu süpür.

Kaçmak : Annemin yanından süpürdüm.

Süpürmek anlamı, tanımı:

Süpürme : Süpürmek işi.

Halı altına süpürmek : Çözümlenemeyen sorunların görüşülmesini ertelemek, gözden uzak etmek.

Silip süpürmek : Evi, ortalığı temizlemek. ne var ne yoksa hepsini yemek. ne var ne yok hepsini alıp götürmek veya yok etmek.

Yerleri süpürmek : Saç, etek, paça çok uzun olmak.

Üstün : Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan.

 

Toprak : Kara. Arazi, tarla. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Ülke.

Süpürge : Süpürme işinde kullanılan araç. Elektrikli süpürge.

Fırça : Paylama. Çökmeyi engelleyen bağların oynamasını veya kaymasını önlemek için aralara yerleştirilen direk parçası. Bir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılmış olan araç. Resim yapma sanatı ve biçimi.

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Taşıt. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta.

Toplamak : Hizmete çağırmak. Dağınıklıktan kurtarmak. Çıban, yara irinlenmek. Bir araya getirmek, düzene sokmak, düzeltmek. Devşirmek. Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulmak. Bir araya getirmek. Şişmanlamak, kilo almak. Devşirip kaldırmak. Artırıp biriktirmek. Vergi veya bağışı verecek olanlardan almak.

Temizlemek : Kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak. Öldürmek, yok etmek. Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak. Bitirmek, tüketmek. Arıtmak. Bir yaranın, bir dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter veya bıçakla kesmek.

Atmak : Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Geri bırakmak, ertelemek. Yalan veya abartmalı söz söylemek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Örtmek. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Söylemek. İçki içmek. Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Koymak. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Çatlamak. Terk etmek. Uzatmak. Sille, tokat vurmak. Yırtılmak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Göndermek, yollamak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Götürmek. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Değerini eksiltmek. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Rastgele bir kenara koymak. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak.

 

Kovmak : Gözetmek. Sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek. Varlığına son vermek, ortadan kaldırmak. Bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak. İşine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak.

Tüketmek : Kullanarak, harcayarak yok etmek, bitirmek, yoğaltmak. Yürüyerek aşmak, bitirmek. Güçsüzleştirmek, bezdirmek.

Bitirmek : Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek. Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak. Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak.

Süpürmek ile ilgili Cümleler

  • Odayı süpürmek kızımın işidir.
  • Yapmak zorunda olduğun bütün şey zemini süpürmektir.
  • Bu zemini süpürmek için, bir süpürge isteyin .

Diğer dillerde Süpürmek anlamı nedir?

İngilizce'de Süpürmek ne demek? : v. sweep, sweep up, brush, give smth. a sweep, whisk

Fransızca'da Süpürmek : balayer

Almanca'da Süpürmek : v. abfegen, abkehren, ausfegen, auskehren, fegen, wegkehren

Rusça'da Süpürmek : v. мести, подметать, сметать, выметать, заметать, обметать, уписывать, подмести, вымести, замести, обмести, уписать