Staler türkçesi Staler nedir

Staler ingilizcede ne demek, Staler nerede nasıl kullanılır?

Stale air : Ağır hava. Aşırı sıcak. Bunaltıcı sıcak. Kirli veya ağır hava. Kirli hava. Gaz karışımlarından oluşan ve hareket etmeyen hava.

Stale bill of lading : Bayatlamış konşimento. Geçkin konşimento. Akreditifte gösterilen süre içinde veya bir süre belirtilmemişse yükleme tarihinden itibaren yirmi bir gün içinde bankaya ibraz edilmeyen ve rezerv konusu olan gönderim belgesi. Geçgin. Bayat gönderim belgesi.

Stale bread : Eski ekmek. Bayat ekmek. Kuru ekmek.

Stale check : Süresi içinde tahsil edilmediği için geçerliliğini yitiren çek. Vadesi geçmiş çek. Geçersiz çek.

Become stale : Bayatlamak.

Stalemate : Pata etmek. Beraberlik. Yenişememe. İkilem. Köşeye sıkıştırmak. Çıkmaz. Kilitlenme. Kazanan veya kaybedenin olmadığı durum. Çözümsüzlük durumu.

Stale : Vadesi geçmiş. Yıpranmış. Bozuk. Bayat. Eskimek. Adi. Tükenmiş. Bozulmak. Çiş (at, sığır). Bayatlatmak.

Stalely : Bitkin bir şekilde. Bayatlamış bir şekilde.

Stalemated : Çıkmaza sokmak. Pata etmek. Köşeye sıkıştırmak.

Stales : Yorgun. Bayatlatmak. Kaşanmak. Bayat. Bayatlamak. Çiş (at, sığır). Tükenmiş. İşemek (sığır). Bozulmak. Eskimek.

 

İngilizce Staler Türkçe anlamı, Staler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Staler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Note : Not etmek. İki satır yazıvermek. Belge. Yazıntı. Söz etmek. Bir görüşmede yanıtlayıcının yaklaşımı, görüşme ortamı ve duruma eşlik eden koşulları belirtmek üzere görüşmecinin tuttuğu kısa yazım. Bir devletin başka bir devlete ya da onun elçisine yazılı ya da sözlü olarak yaptığı bildiri. Belirti. Dikkat. Farketmek.

In arrears : Geride kalan. Borcu zamanında ödeyememiş. Kalıntılar. Ödemelerini zamanında yapamamış. Borcunu vaktinde ödeyememiş. Ödemeleri geciktirmiş. Borcunu zamanında ödeyememiş. Bakaya.

Be destroyed : Mahvedilmek. Telef olmak. Ortadan kalkmak. Yıktırılmak. Yok olmak. Tahribata uğramak. Tahrip görmek. Harap olmak. Mahvolmak.

Obsoletes : Eski. Köhne. Demode. Metruk. Modası geçmiş. Kullanılmayan. Hükümsüz. İşe yaramaz. Kullanılmaz olmuş.

Corniest : Modası geçmiş. Klişe. Basmakalıp. Tahıl bakımından zengin. Mısır. Çok kullanılan. Eski. Tanecikli. Aptal.

Overdues : Günü geçmiş. Öneli gelmiş ve bitmiş olduğu halde ödenmemiş olan borç artıkları. Kalıntılar. Geç kalmış. Ödenmesi gecikmiş. Rötarlı. Hükümsüz kalan. Ödeme zamanı geçmiş.

Apt : Yerinde. Zeki. Çabuk kavrayan. Uygun. Eğilimli. Münasip. Mümkün. Yetenekli.

Become old : Köhneleşmek. Köhnemek.

Staler synonyms : give tongue to, stalest, be corrupted, age, dated, flexed, vocalise, bumpier, gaze, archaic, abusive, deadbeat, announce, bust, sum up, outstare, frazzling, deader, supply, busted, rancid, be disconcerted, articulate, distressed, grow old, deteriorated, day old, exhausted his strength, represent, remark, frazzles, careworn, verbalise.

 

Staler zıt anlamlı kelimeler, Staler kelime anlamı

Large : Büyük. Koca. Çok. Bol. İri. Geniş. Kocaman. Büyücek. Büyük (servet). Kalabalık (aile).

Big : Ünlü. Önemli. Büyük. Kocaman. İri. Popüler.

Unemployment : Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu. Coğrafya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu. İşsizlik. Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu. İşçisizlik. Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu. Aylaklık.

Staler antonyms : activeness, homozygosity, being, motionlessness, immaturity, employment, nonexistence, union, imperfection, nonbeing, inaction, unskillfulness, inactiveness, heterozygosity, perfection, separation, dystopia, inactivity, motion, maturity, utopia, activity, action, disorder, order.