Standardise türkçesi Standardise nedir

  • Standardize etmek.
  • Tek tip yapmak.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Standart duruma sokmak.
  • Ayarlamak.
  • Analiz sonuçlarının hesaplamalar yoluyla normalize edilmesi. bilinen bir standarda veya norma uydurma, ayarlama, standardize etmek, standardizasyon.
  • Standart duruma getirmek.
  • Standart haline getirmek.
  • [#standartlaştırma Standartlaştırmak].
  • Standart hale getirmek.
  • Standartlaştırma.
  • Standart hale getirirmek.
  • Standart hale sokmak.
  • Titre etmek.

Standardise ingilizcede ne demek, Standardise nerede nasıl kullanılır?

Standardised : Standardize edilmiş. Standartlaştırılmış. Standardize. Standart. Standart hale gelmiş. Standart hale getirilmiş.

Standardised mortality ratio : Standartlaştırılmış ölüm oranı.

Standardised variate : Standartlaştırılmış değişken.

Standardises : Standart duruma sokmak. Ayarlamak. Standart hale getirirmek. Standart duruma getirmek. Standart hale sokmak. Standart hale getirmek. Titre etmek. Standart haline getirmek. Standartlaştırmak. Tek tip yapmak.

Unstandardised : Belli bir standartla tasarlanmamış (unstandardized olarak da yazılır). Standart olmayan. Standart dışı. (britanya ingilizcesi) standart olmayan. Standarttan yapılmamış.

Standardized lagrange multiplier test : Standartlaştırılmış lagrange çarpanı sınaması.

Standardized : Standart hale gelmiş. Standardize. Standart hale getirilmiş. Standart. Standartlaştırmak. Titre etmek. Standartlaştırılmış. Tek tip yapmak. Ayarlamak. Standardize edilmiş.

 

Standardisations : Titrasyon (kimya). Tek tipleştirme. Tek tip yapma. Tek tipleşme. Ayarlama. Standardizasyon. Standartlaştırma. Standartlaşma.

Standardized exchange system : Hariçte işleme rejimi kapsamında yurt dışına gönderilen eşya karşılığında geri getirilen eşyanın aynı tarife numarası, aynı ticari kalite ve aynı teknik özellikte olduğunda gümrük vergisinin alınmadığı sistem. Ölçünlü değişim sistemi.

Standardize : Ayarlamak. Standart duruma sokmak. Standart hale sokmak. Standartlaştırmak. Standart haline getirmek. Standart hale getirmek. Standardize etmek. Standart hale getirirmek. Titre etmek. Tek tip yapmak.

İngilizce Standardise Türkçe anlamı, Standardise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Standardise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Gauge : Kapsam. Tartmak. Ölçmek. Ölçme aleti. Ayarını hesaplamak. Ölçüp biçmek. Ayar. Kıstas. Mikyas.

Assayed : Ayarını belirlemek. Çözümlemek. Analiz etmek. Tahlil etmek. Yoklamak. Kalkışmak. Ayar etmek. Değerli maden içermek. Denemek.

Titres : Bir solüsyondaki reksiyonun tamamlanması için gereken madde miktarı (kimya). Titre etme. Titre. Kıkırdama. Kertelemek.

Calibrating : Ayar etmek. Kalibresini bulmak. Derecelendirmek.

 

Valuate : Değer biçmek. Fiyat biçmek. Paha biçmek. Tahmin etmek.

Abaxial : Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Eksendışı.

Equalising : Eşit yapmak. Dengeleme. Eşit duruma gelmek (ayrıca equalize). Denkleştirme. Denkleşme. Eşit olmak. Muvazene. Birbirine eşit hale getirme. Denge. Eşitleme.

Standardizing : Tektipleştirci.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Standardise synonyms : abdominal distention, assays, regularise, order, normalises, chat up, standardisations, assay, evaluate, value, abdominal pain, abdominal palpation, abdominal ovariectomy, regularize, collimate, arranges, standardises, arrange, titrating, measure, a amplitude mod, titrates, adjust, calibrate, normalization, normalise, adjusts, calibrated, normalize, titrated, abamectin, appraise, abdomen.

Standardise zıt anlamlı kelimeler, Standardise kelime anlamı

Deregulate : Kısıtlamaları kaldırmak. Kısıtlayıcı şartları kaldırmak. Hükümet kontrolünden çıkarmak. Devlet denetimini azaltmak. Devlet denetimini kaldırmak. Denetimi kaldırmak ya da azaltmak.