Standing charge türkçesi Standing charge nedir

  • Sabit masraf.

Standing charge ingilizcede ne demek, Standing charge nerede nasıl kullanılır?

Standing : Şöhret. Daimi. Durgun. Dikilen. Dik duran. Sabit. Saygınlık. Devam. Akmaz. Durum.

Charge : Şarj etmek. Hücum etmek. Taarruz. Yüklemek (enerji veya elektrik). Üzerine atmak. Yük. Doldurmak. Harç. Kanunla belirlenen bazı kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığında alınan vergi. Bir sürece gönderilen ham özdek.

Standing alone : Yalnız kalmak. Desteklenmemek.

Standing army : Daimi ordu.

Standing at ease : Rahat (duruş). Vücudun, alıştırmalar arasında dinlendirilmesi için, arkada tutulu ellerle bacaklar önde ya da yana yarım adım duruşunda aldığı gevşek durum. Askerlere rahat bir şekilde anca dik olarak durmalarını emreden askeri komut. Rahat!. Rahat duruş.

Standing by : Yanında olmak. Hazır beklemek. Desteklemek. Yardıma hazır olmak. Sadık kalmak. Hazır olmak. Beklemede kalmak. Beklemek.

İngilizce Standing charge Türkçe anlamı, Standing charge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Standing charge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fixed charge : Sabit bedel. Ödenmesi gereken harcama. Sabit varlıkların ikamesinden kaynaklanan masraf. Sabit tarife.

Unavoidable cost : Zaruri masraf. Kaçınılmaz maliyet. Kaçınılamaz maliyet. Kaçınılmaz masraf. Zorunlu masraf. Önlenemeyen maliyet.

 

Constant cost : Durağan tümdeğer. Üretimin arttırılmasına karşılık belirli koşullara göre aynı durumda kalan tümdeğer. Sabit maliyet.

Fixed cost : Ebatı yapılan işe bağlı olmayan maliyet. Sabit maliyet. Daimi gider. Sabit gider. Değişmez maliyet.