Stank türkçesi Stank nedir

  • Kokmak.
  • Kokutmak.
  • Kötü kokmak.
  • Leş gibi kokmak.
  • İğrenç olmak.
  • İğrenç kokmak.
  • Pis kokmak.
  • Kötü olmak.
  • Taaffün etmek.
  • Kokusundan anlamak.
  • Berbat olmak.

Stank ile ilgili cümleler

English: The house stank.
Turkish: Ev pis kokuyordu.

Stank ingilizcede ne demek, Stank nerede nasıl kullanılır?

Stanble state : Özdeğin fiziksel ve kimyasal değişikliğe uğramadan özelliklerini uzun süre koruduğu konumsal ya da termodinamik durumu. Kalımlı durum.

Stance : Vaziyet. Bazı oyunlarda vücudun duruşu. Hal. Duruş (biçimi). Durum. Tutum. Görüş. Bakış açısı. Duruş.

Stances : Hal. Bakış açısı. Görüş. Duruş. Vaziyet. Bazı oyunlarda vücudun duruşu. Tutum. Duruş (biçimi). Durum.

Stanch : Suyun geçip geçmediğini denetlemek. Emin. Güvenilir. Durdurmak. Bkz.staunch. Durdurmak (kanı). Sadık. Kesmek (kan). Sağlam. Su geçmez.

Stanched : Kesmek (kan). Suyun geçip geçmediğini denetlemek. Durdurmak. Sadık. Emin. Akan kanı durdurmak. Sağlam. Kesmek (kan vb.). Güvenilir. Su geçmez.

Stand a drink : İçki ısmarlamak.

Stanching : Kesmek (kan vb.). Durdurmak (kanı). Güvenilir. Emin. Durdurmak. Suyun geçip geçmediğini denetlemek. Akan kanı durdurmak. Su geçmez. Sağlam. Kesmek (kan).

Stand a chance : Şansı olmak. Eline fırsat geçmek.

Stanchion : Destek. Desteklemek. Puntal. Tutmak. Payanda. Destek direği. Gemi inşaatında kolon. Taşımak. Sütun. Ayak.

 

Stand against : Karşı gelmek. Muhalefet etmek. Karşı durmak. Karşı duruş sergilemek. Karşı çıkmak.

İngilizce Stank Türkçe anlamı, Stank eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stank ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ming : Pis görünmek. Geleneksel kurumların restorasyonu ve sanatsal gelişim ile dikkat çeken hanedanlık. Çin hanedanlığı (1368-1644). Ming hanedanlığı. Ming hanedanı. Üstü başı dökülmek.

Reek : Duman çıkarmak. Buhar çıkarmak. Tütmek. Tütme. Koku sinmek. Kötü koku.

Smell to high heaven : Ayyuka çıkmak. Bok gibi kokmak. Kokuşmak. Berbat kokmak.

Reeking : Buğulanmak. Tütmek. Kokutma (pis).

Stand up : Dayanmak. Yılmamak. Ağaç etmek. Sağlam kalmak. Ayağa kalkmak. Dik dik olmak. Savunmak. Dikilmek. Taraftarı olmak. Bekletmek.

Addling : Çürümek. Çürük. Kokmak (yum.). Kokuşturmak. Şaşırtmak. Bozmak. Bozulmak (yum.). Bozulmak. Kafa karıştırmak.

Stink : Pis koku.

Putrefying : Kangren olmak. Bozulmak. Kokuşturmak. Kokuşmak. Çürüyüp kokmak. Cerahat toplamak. Çürümek. Çürütmek.

Go bad : Çürümek. Kötü gitmek. Yemek çürümek. Fenalaşmak. Yolunda olmamak. Kokuşmak. Diş çürümek. Yiyecek bozulmak. Bozulmak.

Stank synonyms : place upright, reek with, whiff, uprise, stink up, stink to high heaven, putrefy, be ruined, smell bad, putrefies, line up, putrefied, smells, stink like a polecat, reeks, pong, addle, queue up, stand back, smelled, fester, be bad news, go to pot, addles, queue, rest, take a turn for the worse, reeked, festers, be, smell, smell up, stunk.

 

Stank zıt anlamlı kelimeler, Stank kelime anlamı

Lie : Uzanmak. Durmak. Yalan. Yasal olmak. Yalan söylemek. Palavra. Kalmak. Yalan atmak. Mideye oturmak. Atmak.

Sit down : Oturmak. Yerinden kalkma. Oturtmak. Yerine oturmak. Yere inmek. İniş yapmak. Koyulmak.

Lie down : Yatmak. Şekerleme yapmak. Boylu boyunca uzanmak. Uzanmak. Sere serpe yatmak. Kestirmek (uyku). Boylu boyunca yatmak. Serilip yatmak.

Stank antonyms : sit, surrender, yield.

Stank ingilizce tanımı, definition of Stank

Stank kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Stunk. Worn out. To sigh. Weak. Water retained by an embankment. A pool water.