Startled türkçesi Startled nedir

  • Korkmuş.
  • Şaşıp kalmak.
  • Korkutulmuş.

Startled ile ilgili cümleler

English: Ali was startled by the noise.
Turkish: Ali gürültüden korktu.

English: She startled him.
Turkish: O onu ürküttü.

English: He was so startled that he ran outside barefoot.
Turkish: O kadar ürkmüştü ki yalınayak dışarı koştu.

English: I'm sorry I startled you.
Turkish: Seni ürküttüğüm için özür dilerim.

English: He was startled by the explosion.
Turkish: Patlamadan irkildi.

Startled ingilizcede ne demek, Startled nerede nasıl kullanılır?

Startled at : -den ürkmüş.

Be startled : İrkilmek.

Startle : Ürkmek. İrkilmek. İrkiltmek. Ürkütmek. Şaşmak. Sıçramak. Tedirginlik yaratmak. Korkutmak. Afallamak. Tedirginliğe neden olmak.

Startler : Çıkarmak. Start almak. Başlama. Çatmak. Başlamak. Start vermek. Koyulmak. Başlangıç. Başlatmak. Kurmak.

Startlers : Çatmak. Başlangıç. Kurmak. Başlama. Start almak. Start vermek. Başlamak. Başlatmak. Çıkarmak. Koyulmak.

Startling : Korkutucu. Çok şaşırtıcı. Ürkütücü. Sarsıcı. Ürkünç. Korkutma. Heyecanlı. Şaşırtıcı. Hayret verici.

Start a fire : Yangın çıkarmak.

Start a meeting : Toplantıyı açmak.

Startlingly : Şaşırtıcı bir biçimde. Korkutucu bir şekilde.

Start a business : İş kurmak. Bir ticarethane açmak. Bir işe başlamak.

 

İngilizce Startled Türkçe anlamı, Startled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Startled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Horrified : Dehşete düşmüş. Dehşete kapılmış.

Spooked : Hayaletler tarafından ziyaret edilmiş. (argo) korkmuş. Hayalet görmüş. Ürkmüş. Gözüne hayaletler görünmüş.

Appalled : Yüreğine inmiş. Dehşete kapılmış. Dehşete düşmüş. Çok korkmuş. Ürkmüş. Paniğe kapılmış. Şok olmuş.

Terrorised : Gözdağı ve tehdit yoluyla baskı altında tutmak veya egemen olmak (ayrıca terrorize). Dehşete düşürmek. Dehşet salmak. Çok korkutmak. Terörize edilmiş. Dehşete düşürülmüş. Gözünü korkutmak.

Cowed : Sindirilmiş. Korkutmak. Yıldırılmış. Sinik. Sindirmek. Gözü korkutulmuş. Yıldırmak. Zorla getirilmiş.

Browbeaten : Yıldırılmış. Sindirilmiş. Ters bakışla korkutmak. Gözü korkutulmuş. Gözünü korkutmak. Yıldırmak.

Consternated : Dehşete düşmüş. Dehşete düşürülmüş. Afallamış. Şaşkın.

Terrified : Çok korkmuş. Dehşete kapılmış. Dehşete düşmüş. Dehşete düşürülmüş. Yılgın.

Dismayed : Dehşete düşürmek. Korkutmak. Umutsuzluğa düşürmek.

Be nonplused : Hayret etmek. Apışıp kalmak.

Startled synonyms : be nonplussed, shied, awestricken, bullied, awed, aghast, pavid, frightened, terrorized, scared, threatened, awestruck, frit, afeared, intimidated, surprised, afraid, ill with fear.

Startled zıt anlamlı kelimeler, Startled kelime anlamı

Unsurprised : Afallamamış. Şaşırmamış. Hayret etmemiş.