Statüko nedir, Statüko ne demek

  • Süregelen düzenin korunması durumu, sürer durum.
  • Yürürlükte bulunan antlaşmalara göre olması gereken veya süregelen durum, sürer durum

Statüko hakkında bilgiler

Status quo bir olgunun günümüzdeki durumunu belirten bir Latince deyiştir. Statükoyu sürdürmek var olan durumu olduğu gibi korumak anlamına gelir. Bu deyişle ilintili farklı bir kavram olan status quo ante "olguların geçmişteki durumunu" belirtir.

Deyişin 14. yüzyıl Latincesindeki kullanımı in statu quo res erant ante bellum ("olgunun savaştan önceki durumu") biçimindeydi. Deyiş, daha sonra status quo ante bellum olarak kullanılmaya başlandı ve sonra daha da kısalarak status quo biçimine dönüştü.

Statükoyu koruma genellikle büyük bir değişime karşı çıkılmasıyla gerçekleşir. Daha çok askeri bir terim olup bu mesleğe mensup kişilerce hakkı verilen bir kelimedir. Toplumsal devinim, statükoya meydan okuyan olguların en iyi örneklerinden biridir. Terim, bir topluluk ya da ulusun kültürel yapısı ve toplumsal iklimi gibi kavramların günümüzdeki durumlarını açıklamak için kullanılmaktadır.

Politikacılar zaman zaman bu terime başvurmakta, olanı somutlaştırmak yerine statükoyu savunmaktadırlar. Almanya'nın günümüzdeki durumu politik belirsizliğe en iyi örnektir. Clark Kerr'ün "Statüko, karşı çıkılamayacak tek çözümdür" dediği sanılmaktadır. Bu, statükonun tek başına karşı çıkılacak bir kavram olmadığı ve kendiliğinden değişmesinin olanaksız olduğu anlamını taşımaktadır.

 

Statüko anlamı, kısaca tanımı:

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.

Statü : Kadro bakımından bağlı olduğu durum, pozisyon. Bir kimsenin, bir kurum veya bir toplum içindeki durumu. Heykel. Tüzük.

Statükocu : Süregelen durumu korumaya meyilli olan. Değişime direnen.

Statükoculuk : Statükocu olma durumu.

Düzen : Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Yerleştirme, tertip. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Bez dokuma tezgâhı. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Dolap, hile. Alet edevat takımı. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept.

Korunma : Korunmak işi.

Yürürlük : Gereğinin yapılır olması durumu, meriyet.

Antlaşma : İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.

 

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Olgun : Yenecek duruma gelmiş (meyve). Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.). Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil.

Belirten : Tamlayan.

Diğer dillerde Statüko anlamı nedir?

İngilizce'de Statüko ne demek? : n. status quo

Fransızca'da Statüko : statu quo [le]

Almanca'da Statüko : Status quo

Rusça'da Statüko : n. статус-кво (M)