Sticky türkçesi Sticky nedir

Sticky ile ilgili cümleler

English: My whole body is sticky with sweat. I want to take a bath as quickly as possible in order to feel refreshed.
Turkish: Bütün vücudum terden yapış yapış. Kendime gelmek için mümkün olduğu kadar çabuk bir banyo almak istiyorum.

English: My hands are sticky.
Turkish: Ellerim yapış yapış.

English: Japan is hot and sticky in summer.
Turkish: Yazın Japonya sıcak ve aşırı nemli.

English: It's very sticky.
Turkish: O çok yapışkan.

English: She helped me in a very sticky situation.
Turkish: Çok zor bir durumda bana yardım etti.

Sticky ingilizcede ne demek, Sticky nerede nasıl kullanılır?

Sticky charge : Yapışkan bomba.

Sticky end : Bazı restriksiyon endonükleazlarının oluşturduğu dna parçalarındaki her biri diğerinin tamamlayıcısı olduğundan aralarında yeniden hidrojen bağları oluşabilen kısa çıkıntılı tek iplikli dizeler. Yapışkan uç.

Sticky keys : Yapışkan tuşlar.

Sticky label : Yapışkanlı etiket.

Sticky price : Fiyat yapışkanlığı. İstem ve sunum koşullarında meydana gelen değişimlere karşın fiyatın değişmemesi durumu. fiyat yapışkanlığı istem ve sunumun dengeye gelmesini önlemektedir. krş. fiyat katılığı, esnek fiyat, piyasa dengesi, yanlış fiyat 2.

 

Be sticky : Nemli olmak. Yapış yapış olmak. Yapış yapış olmak (hava). Yapışkan olmak.

Has sticky fingers : Kendisinin olmayan şeyleri alma eğilimi var. Eli uzun.

Be on a sticky wicket : Yaptığının cezasını çekmek. Yaptığının bedelini ödemek.

Stickykeys : Yapışkan tuşlar.

Sticky tape : Yapıştırıcı bant. Bant.

İngilizce Sticky Türkçe anlamı, Sticky eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sticky ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Baulkier : Ayak diremeye yatkın. Ayak direyen. İnatçılığa yatkın. İnatçılık yapmaya meyilli.

Clout : Nüfuz. Yapıştırmak. Yumruk. İndirmek. Etki. Paçavra. Torpil. Patlatmak. Vurmak.

Crucials : Ehemmiyetli. Kritik. Elzem. Çapraz. Çok önemli. Can alıcı. Kesin. Mühim.

Irriguous : Sulu. Nemli.

Dullest : Kör. Kalın kafalı. Fersiz. En durgun olanı. Soluk. Duygusuz. Sersem. En soluk olanı. Sıkıcı.

Distasteful : Nahoş. Hoşa gitmeyen. Antipatik. İğrenç.

Under protest : Gönülsüzce. Rızasız. Gönülsüz yapmak. Protesto ederek. İsteksizce.

Moist : Nemli.

Bads : Küfürlü. Perişanlık. Kokuşmuş. Yıkım. Doyumsuzluk varsayımının geçersiz olduğu, diğer bir deyişle daha azı daha çoğundan daha fazla fayda sağlayan, hormonlu et, kirli hava gibi mallar. Aynasız. Batak. Kötü mallar. Şanssızlık.

Gooiest : Yapışkan ve tatlı. Sıvışık. Aşırı duygusal. Vıcık vıcık.

Sticky synonyms : clammier, appaling, half hearted, bleak, gummiest, chary, awed, beastly, danker, balkiest, capability, blacker, wet, clingiest, reluctant, nonvoluntary, arm, viscous, glutinous, ickiest, gummy, constraints, coyer, difficult, averse, stickier, gummier, indispose, cruel, viscid, incontrollable, effortful, balkier.

 

Sticky zıt anlamlı kelimeler, Sticky kelime anlamı

Nonadhesive : Yapışmaz. Yapışmayan. Yapışkan olmayan. Yapışkanlı olmayan.

Dry : Kurutmak. Yavan. Kart. Susamış. Sütü kesilmek. Kavurmak. Kakırdamak. Susatıcı. Kurulamak.

Sticky ingilizce tanımı, definition of Sticky

Sticky kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Gluey. Adhesive. Having the quality of sticking to a surface. Viscous. Glutinous. Tenacious. Viscid.