Stop by türkçesi Stop by nedir

  • Bir yere uğramak.
  • Ziyaret etmek.
  • Uğramak.
  • Girip çıkmak.

Stop by ile ilgili cümleler

English: Ali asked me to stop by his house after work.
Turkish: Ali işten sonra evine uğramamı rica etti.

English: Ali would like you to stop by his office.
Turkish: Ali ofisine uğramanı istiyor.

English: Could you ask Tom to stop by after work?
Turkish: Tom'un işten sonra uğramasını ister misiniz?

English: Can you stop by tomorrow?
Turkish: Yarına kadar durabilir misin?

English: Don't forget to stop by the supermarket on your way home.
Turkish: Eve giderken süpermarketin yanında durmayı unutma.

Stop by ingilizcede ne demek, Stop by nerede nasıl kullanılır?

Stop : Dindirmek. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Durdurma. Resim durdurma. Kalmak. Durdurmak. Duraklamak. Duruş. Ağız kanalının kapanması ve ciğerlerden gelen havanın patlama biçiminde dışarı itilmesiyle oluşan ünsüz; p, b, m, t, d, k, g ünsüzlerinden her biri. Işık düzengeci.

By : Tali. Geçecek biçimde. Geçişli biçimde. Ek. Nezdinde. Geçip. Yakın. Kadar. İkincil. Takma.

Stop a bullet : Kurşun yemek. Vurulmak.

Stop a gap : Tıkamak. Kapamak. Tıpalamak.

Stop a tooth : Dolgu yapmak.

Stop action camera : Resimleri süreksiz olarak tek tek saptayan alıcı; canlıresim alıcısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tek resim alıcısı.

 

İngilizce Stop by Türkçe anlamı, Stop by eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stop by ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come under : Birinden sorulmak. Başına gelmek. İdaresi altına girmek. Bir şeyin altına girmek. Yetki alanına girmek. Bağımlı olmak. Altında toplanmak. Bir şeyin egemenliği altında olmak. Saldırı altında olmak.

Call : Adlandırılmak. Lakap takmak. Telefon etmek. Uyandırmak. Davet etmek. Bağırmak. Çağrı. Dava açmak. Demek.

Come in for : Maruz kalmak. Mirasa konmak. Miras almak. Hak etmek. Tabi olmak. - in muhatabı olmak (örneğin, “aktör çok fazla eleştiriye maruz kaldı”).

Call upon : İstemek. Önünde söylemek. Hatırlatmak. Rica etmek. Ziyarette bulunmak. Başvurmak. Ödenmesini talep etmek.

Go in and out : Girip-çıkmak.

Pop in : Pat diye gelmek. Geçerken uğramak. Takıvermek. Kısa bir süre için gelmek. Birini ziyaret etmek. Habersiz gelmek. Damlamak. Ansızın girmek.

Look up : Aramak. Yoklamak. Arayıp bulmak. Canlanmak. Düzelmek. Müracaat etmek. Üstün görmek. İyiye gitmek.

Call on : Diye hitap etmek. İstemek. Varsaymak. Önünde söylemek. Başvurmak. Adını vermek. Rica etmek. Seslenmek.

Haunts : Görünmek. Sık uğramak. Dadanmak. Aklından çıkmamak. Yakasını bırakmamak. Takılmak.

Stop by synonyms : call at, frequents, drop by, come by, haunt, drop in, drop over, frequent, calling on, come over, drop in at, drop around, drop in on, come round, coming over.