Studied türkçesi Studied nedir

Studied ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary both studied French at the same university in Boston.
Turkish: Ali ve Mary ikisi de Boston'da aynı üniversitede Fransızca eğitimi gördüler.

English: Ali has never studied French.
Turkish: Ali hiç Fransızca okumadı.

English: Ali also studied law.
Turkish: Ali da hukuk okudu.

English: Ali couldn't help thinking that he would've passed the test if he'd studied a little harder.
Turkish: Ali biraz daha çalışırsa testi geçeceğini düşünmekten kendini alamıyordu.

English: Ali doesn't know where Mary studied French.
Turkish: Ali Mary'nin nerede Fransızca okuduğunu bilmiyor.

Studied ingilizcede ne demek, Studied nerede nasıl kullanılır?

Studiedly : Kasten.

Understudied : Yardımcı aktör. Dublör. Yardımcı oyunculuk yapmak. Gereğinde bir oyuncunun yerine geçmek üzere bir rolü ezberleyen. Dublörlük yapmak. Başkasının rolünü ezberlemek. Yardımcı oyuncu. Yedek. Yedek aktör.

Unstudied : Yapmacıksız. Önceden hazırlanmamış. Üzerinde çalışılmamış. Zorlanmamış. Doğal. Plansız. Hazırlıksız.

Studies : Çalışmalar. Etütler. Dersler. Araştırmalar. İncelemeler.

 

Advanced studies : Yüksek öğrenim.

Center for strategic studies : Stratejik çalışmalar merkezi. Tel aviv üniversitesi (israil) jaffa enstitüsü.

Course of studies : Tüm çalışmalar dizisi. Çalışmalar yolu. Müfredat programı.

Center for palestinian research and studies : Filistin ile ilgili konu çalışmaları yapan bir merkez. Filistin araştırmaları ve çalışmaları merkezi.

Cross cultural studies : Değişik ekinlerin karşılaştırmalı olarak incelenmesi. Kültürlerarası çalışmalar. Ekinlerarası karşılaştırma.

Finished his studies : Okulunu bitirmiş. Eğitimini tamamlamış. Sınıfını geçmiş.

İngilizce Studied Türkçe anlamı, Studied eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Studied ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wrought : Yoğurma. İşli. Dövme. Süslenmiş. İşlenmiş. Biçimlendirilmiş. Yapılmış. Çekiçle dövülmüş.

Artificials : Yalan. Eğreti. Suni. Taklit. Yapay. Takına. Yapma.

Purposeful : Amaçlı. Ehemmiyetli. Niyetli. Anlamlı. Kasten. Bir amaca yönelik. Maksatlı.

Stiffer : Sarp. Sarhoş. İçkili. Fahiş. İnanılmaz. Gergin. Kabul edilemez. Çetin. Kati. Tutulmuş.

Ad hoc : Bu maksatla. Ad hoc. Buna mahsus. Doğaçlama. Özel bir amaçlı. Geçici. Bilhassa bunun için. Özel.

Intentionally : Taammüden. İsteyerek. Bilerek. Kasten. Bile bile. Kasıtlı olarak.

Coldest : Sakin. Baygın. Soğuk. Duygusuz. En soğuk. Donuk. Üşümüş. Kaçınılmaz. Soğukkanlı.

Bastard : Alçak herif. Kurallara aykırı. Piç (argo terim). Yasa dışı. Çizgi dışı. Teres. Alışılmamış. Herif. Bayağı. Adam.

Prepensely : Tasarlayarak. Kasıtlı olarak. Bile bile. Taammüden. Kasten. Bilerek.

 

Just for fun : Sadece eğlence olsun diye. Yeşillik olsun diye. Şakacıktan. Şaka olsun diye. Eğlence olsun diye. Sırf eğlence olsun diye.

Studied synonyms : reluctantly, for fun, ambling, conscious, apocrypha, artificial, designedly, deliberate, affected, by design, studious, colourable, intended, counterfeited, far fetched, prepense, peculiar, ghastly, barely, campy, scarce, rehearsed, apocryphal, bad, bogus, worked, affectedness, deliberately, stiffest, in jest, unnatural, campier, peculiar to.

Studied zıt anlamlı kelimeler, Studied kelime anlamı

Unaffected : Yapmacıksız. Etkisiz. Doğal. Tabii. Değişmemiş. Etkilenmemiş. İçten. Bozulmamış.

Unstudied : Plansız. Zorlanmamış. Önceden hazırlanmamış. Hazırlıksız. Üzerinde çalışılmamış. Doğal. Yapmacıksız.

Studied ingilizce tanımı, definition of Studied

Studied kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Well considered. Closely examined. Read with diligence and attention. As, a studied lesson. Made the subject of study.