Su buharı ceketi nedir, Su buharı ceketi ne demek
Su buharı ceketi; Kimya alanında kullanılan bir sözcüktür.
Kimya'da terim anlamı:
Silindir içindeki su buharının yoğunlaşmasını önlemek için, silindir dışına konan ceket.
Su buharı ceketi anlamı, kısaca tanımı
Buharı : Baca. Odunluk, odun dolabı. Baca. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta; Beyceli Fatsa Ordu; Kırçiçeği Susuz Kars; Yenikent Aksaray Niğde)
Ceke : Tüfek, tabanca.
Su buharı : Sentez gazı üretimi, kauçuk vulkanizasyonu, nafta krakingi, ısı ve güç üretimi ve benzerleri gibi pek çok kimyasal ve endüstriyel kullanım alanı olan ve suyun kritik sıcaklığının altında gaz fazında bulunan şekli. Suyun gaz hâli.
Buhar : Isı etkisiyle sıvıların ve bazı katıların dönüştükleri gaz durumu.
Ceket : Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi.
Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.
Yoğunlaşma : Yoğunlaşmak işi, konsantrasyon. Havanın nem bakımından doyma noktasını aşmasına bağlı olarak havadaki su buharının sıvı veya katı duruma geçmesi. Bir karışımın bileşimindeki sıvıyı yitirerek daha koyu kıvama gelmesi.
Silindir : Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane. Motorlu taşıtların motorunda pistona güçlü bir itiş sağlamak için gaz karışımının yandığı veya patladığı yer. Metalleri inceltme, kumaşları parlatma, kâğıt üzerine baskı yapma vb. işler için sanayide kullanılan merdane, silindir makinesi. Silindir şapka. Yol yapımında toprağı sıkıştırarak düzleştirmek için kullanılan genel olarak motorlu araç.
Önlemek : Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak. Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek.
İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.
Önleme : Önlemek işi.
Önlem : Kötü veya yanlış bir şeyi önleyecek yol, tedbir.
Konan : Konuk, misafir. Henüz doğurmamış, üç dört yaşındaki kısrak. [Bakınız: konak].
Yoğun : Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).
Sili : Kilim, yünden dokunmuş yaygı. Arı, temiz. İffetli.
Kona : Hamur tahtası, sofra: Konayı getir de yufka açalım. İki elle kavranabilecek kadar olan ot ya da çalı çırpı bağlamı. Yemek tahtası olarak kullanılan hamur tahtası. (Saraycık Bozüyük Bilecik.).
Diğer dillerde Su buharı ceketi anlamı nedir?
İngilizce'de Su buharı ceketi ne demek ? : steam jacket

Bu kısımda Su buharı ceketi nedir? Su buharı ceketi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Su buharı ceketi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Su buharı ceketi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.