Sultanabat nedir, Sultanabat ne demek

Sultanabat; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Ağrı kenti, Eleşkirt ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Sultanabat hakkında bilgiler

Sultanabat, Ağrı ilinin Eleşkirt ilçesine bağlı bir köydür. Türk kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır. Ağrı iline 19 km, Eleşkirt ilçesine 15 km uzaklıktadır. Köyün iklimi, karasal iklim etki alanı içerisindedir.

Sultanabat kısaca anlamı, tanımı

Sulta : Otorite. Yetke

Sultan : Müslüman, özellikle Sünni hükümdarların kullandıkları unvan, padişah. Bektaşi azizi. Belli bir alanda en üst düzeyde olanlar için kullanılan bir söz. Padişahların erkek ve kız çocukları ile anne ve eşlerine verilen unvan.

Karasal iklim : Kara iklimi.

Yerleşim yeri : Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer.

Etki alanı : Bir kentin çevresinde yer alan, onun ürettiği mallardan ve işgörülerden yararlanan büyüklü küçüklü tüm yerleşmeleri kapsayan ve özekteki kentin önemi oranında sınırları genişleyebilen ekonomik uzam.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Eleşkirt : Ağrı iline bağlı ilçelerden biri.

 

Yaşanmak : Yaşama işi yapılmak.

Gelenek : Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

Karasal : Karayla, toprakla ilgili, berri.

Görenek : Bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet.

Uzaklık : Uzak olma durumu, ıraklık. İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe.

Yaşanma : Yaşanmak işi.

Köydür : Uzun floş eteklik.

Karasa : Uzun sırık.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Kültür : Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin. Tarım. Bireyin kazandığı bilgi. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme.

İklim : Yeryüzünün herhangi bir yerinde hava olaylarına bağlı olarak gerçekleşen etkilerin uzun yılların ortalamasına dayanan durumu, abuhava. Ülke, diyar.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

 

Köyün : Büyük sepet, küfe.

Diğer dillerde Sultan tavuğu anlamı nedir?

İngilizce'de Sultan tavuğu ne demek ? : sultan hen