Supercoil türkçesi Supercoil nedir

  • Bir molekülün kendi üzerinde veya çekirdek etrafında çember biçiminde sarınımı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Süper sarmal.

Supercoil ingilizcede ne demek, Supercoil nerede nasıl kullanılır?

Supercoiled dna : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çift sarmal dna'nın kendi ekseni çevresinde tekrar halkalanması ile oluşan yapı. süperheliks. Süper sarmal dna. Çembersel dna moleküllerinin daha yüksek düzeyde bir yapıyı oluşturmak üzere gösterdiği kendi etrafında çember biçiminde sarınımı.

Supercomputer : Üstünbilgisayar. Süperbilgisayar. Süper bilgisayar.

Supercomputers : Süper bilgisayarlar.

Superconducting : Üstünileten. Süper iletici. Süper iletken.

Superconductive : Üstüniletken. Süper iletken.

Supercooled : Fazla soğutulmuş. Yoğunlaşma sıcaklığının altına inildikten sona bile yoğunlaşamamış olma özelliği. Aşırısoğutulmuş. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Soğukaltı. Donma noktasına kadar soğutulmuş. Donma noktasının altına değin soğutulduğu halde katılaşmamış (nesne). Aşırı soğumuş. Aşırı soğutuk. Aşırı soğutulmuş.

Superconductors : Süper iletken. Süper iletkenler.

Superconsistent : Üstün tutarlı.

Superconsistent estimator : Üstün tutarlı tahminci.

Supercool : Aşırı soğutmak. Herhangi bir sıvıyı donma noktasına kadar soğutmak.

 

İngilizce Supercoil Türkçe anlamı, Supercoil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Supercoil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Karın (böcek gövdesinde). Karın. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Abaksiyal. Aks kemiği dışında.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

 

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abattoir : Kesimevi. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha.

Supercoil synonyms : a c deformity, abdominal distention, abdominal fat necrosis, abdominal pain, a crochordon, a band.