Superimpose türkçesi Superimpose nedir

  • Üzerine koymak.
  • Bindir.
  • Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Bir şeyin üzerine koyma; bir şeye ilave etme.
  • Süperimpoze.
  • Eklemek.
  • Üst üste koymak.
  • Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir).
  • Üst üste yapmak.
  • Üstüne koymak.
  • Fotomontaj yapmak.
  • Üst üste getirmek.
  • Üzerine yerleştirmek.

Superimpose ingilizcede ne demek, Superimpose nerede nasıl kullanılır?

Superimpose on : Bir şeyi başka bir şeyin üzerine bindirmek. -e uygulamak. Üzerine yerleştirmek.

Superimposed : Birleştirilmiş. Üst üste yapmak. Eklemek. Üst üste getirmek. Üstüne koymak.

Superimposed image : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bindirme. Özel bir görsel etki sağlamak amacıyla aynı duyarkatın iki ayrı çevirimde kullanılması ya da iki ayrı çevirimin birbiri üstüne konarak aynı film üzerine basılması; bu durumda iki ayrı görüntü birbiri üstüne binmiş olarak ortaya çıkar. tv. aynı sonucun, ayrı alıcılardan gelen resimlerin aynı anda verilmesiyle televizyonda sağlanması.

Superimposed load : İlave yük. Ek yük.

Superimposed print : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmin altyazılı olarak hazırlanmış eşlemi. Altyazılı eşlem.

 

Superimpositions : Bindirme. Süperpoze olma. Sürempresyon. Üst üste çekim.

Superimposes : Üzerine koymak. Üst üste koymak. Üst üste getirmek. Üzerine yerleştirmek. Üstüne koymak. Eklemek. Fotomontaj yapmak. Üst üste yapmak.

Superimpregnation : Süperimpregnasyon.

Superimposition : Çakıştırma. Özellikle çevrebilim araştırmalarında, bir alanın değişik bakımlardan taşıdığı ayrıtlar arasındaki ilişkileri görsel olarak saptamak amacıyla, bu ayrıtları gösteren çizin ya da tasarları üst üste yerleştirerek karşılaştırma yordamı. Bindirme. Üst üste çekim. Süperpoze olma. Sürempresyon. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Özel bir görsel etki sağlamak amacıyla aynı duyarkatın iki ayrı çevirimde kullanılması ya da iki ayrı çevirimin birbiri üstüne konarak aynı film üzerine basılması; bu durumda iki ayrı görüntü birbiri üstüne binmiş olarak ortaya çıkar. tv. aynı sonucun, ayrı alıcılardan gelen resimlerin aynı anda verilmesiyle televizyonda sağlanması.

Superimposed title : Başka bir görüntü üzerine bindirmeyle alınmış yazı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bindirmeli yazı.

İngilizce Superimpose Türkçe anlamı, Superimpose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Superimpose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Super : İlave. Kapıcı. Üstün. Süper. Bir oyunun kalabalık sahnelerini doldurmak için kullanılan, bazen birkaç söz söyleyen, çoğu kez de konuşmayan kişi. Fazlalık. Super. Ek. Polis şefi. Denetmen.

 

Accreted : Yapışmak. Artmak. Büyümek. Birleşmek. Katılımlarla büyümek.

Develop : Belirtici yıkama. Artmak. Gelişme göstermek. Geliştirmek. Banyo etmek. Yükselmek (ateş). Tab etmek. Yıkamak (film). Fotoğraf plakları ve kartlarını ilaçlı suda yıkayarak üzerlerindeki görüntüyü belirtme işlemi. Harekete geçmek.

Superpose : Bindirmek. Çakıştırmak.

Accrete : Büyümek. Ekli. Birleşmiş. Eklenip büyümek. Katılımlarla büyümek. Birleşmek. Artmak. Yapışmak.

Affixing : Takmak. İliştirmek. Yapıştırmak (pul). Tutturucu. Basmak (damga). Atmak (imza).

Lap : Kucaklamak. Yalayıp yutmak. Katlanmak. Dönü. Sarmak. Yalayarak içmek. Tur yapmak. Üst üste gelmek. Dolamak.

Adding up : Bir anlamı olmak. Toplamını bulmak. Bir arada toplamak. Anlamına gelmek. Toplamak. Belli olmak. Akla yatkın olmak. Toplama yapmak. Tekabül etmek.

Add up to : Demeye gelmek. -e varmak. Etmek. Demek olmak. Bir yekun tutmak. Tutmak (bir yekun). Anlamına gelmek. Demeğe gelmek. Tutmak.

Fing : Fa forte'nin kısaltması. Serbest enerjinin simgesi. Başarısız not. Fa notası. Farad'ın simgesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Flüorun simgesi. Flor'un simgesi.

Superimpose synonyms : affixes, laminating, add up, superposed, set on, superimposed, laps, put upon, add on, lay over, mount, set upon, laminate, laminates, affix, pile on, superimposing, superimposes, annexing, adjoins, lapped, superimpose on, lay, set, adjoin, add, annexes, mounts, superposes, photomontage, accretes, place, superposing.

Superimpose ingilizce tanımı, definition of Superimpose

Superimpose kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To lay or impose on something else. As, a stratum of earth superimposed on another stratum.