Superposed türkçesi Superposed nedir
- Üst üste yapmak.
- Süperpose.
- Üstüne koymak.
- Üst üste koymak.
- Çakıştırmak.
Superposed ingilizcede ne demek, Superposed nerede nasıl kullanılır?
Superposed valley : Üstoluşumlu yarma koyak. Üstteki yumuşak örtü katmanları içinde yataklarını kazdıktan sonra, temeldeki eski, sert katmanlar içine gömülerek açılmış derin boğaz biçimli koyak.
Superpose : Üst üste yapmak. Çakıştırmak. Üstüne koymak. Üst üste koymak. Bindirmek.
Superposes : Üst üste koymak. Üst üste yapmak. Çakıştırmak. Üstüne koymak. Bindirmek.
Superposable : Özdeş.
Superposing : Üst üste yapmak. Üstüne koymak. Üst üste koymak. Bindirmek. Çakıştırmak.
Electronic superpower : Elektronik süper gücü. Elektronikte bir numara. Elektronik alanında güçlü lider. Elektronik lider.
Economic superpower : Büyük mali güç ve kaynakları olan ülke. Güçlü bir ekonomisi olan ve diğer ülkelerin ekonomisini de etkileyen ülke. Ekonomik süper güç.
Superpowers : Süper güç. Süper güçlü. Süper devlet.
Superpanchromatic emulsion : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İzgenin bütün görünür ışığına karşı duyar olmakla birlikte, mavi ve yeşil bölgelerine aşırı, turuncu ve kırmızı bölgelerine çok az duyarlık gösteren duyarkat çeşidi. Ortopankromatik duyarkat.
Superposition principle : Üstdüşüm özelliği. Bindirme özelliği.
İngilizce Superposed Türkçe anlamı, Superposed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Superposed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Guzzles : Tıkınmak. Çokça içmek (içki). Kana kana içmek. Hızlı içmek. Höpür höpür içmek. Hapur hupur yemek. Oburca içmek. Yiyip bitirmek. Hapır hupur yemek.
Guzzle : Oburca içmek. Hapır hupur yemek. Çokça içmek (içki). Höpür höpür içmek. Tıkınmak. Hızlı içmek. Kana kana içmek. Yiyip bitirmek. Hapur hupur yemek.
Unlikely : Muhtemel olmayan. Mümkün görünmeyen. Beklenilmedik. Pek mümkün olmayan. İhtimali olmadan. İhtimali olmayan. Olasısız. Uzak. Alışılmadık. Olasılık dışı.
Guzzled : Yiyip bitirmek. Höpür höpür içmek. Çokça içmek (içki). Kana kana içmek. Tıkınmak. Hızlı içmek. Hapır hupur yemek. Oburca içmek. Hapur hupur yemek.
Laminating : Pul pul olma. Kat kat yapmak. Yaprak haline getirme. Astarlama. Kat kat yapma. Üst üste koyma. Pul pul olmak. Yaprak haline getirmek.
Superimpose : Bindir. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Üzerine koymak. Üst üste getirmek. Eklemek. Bir şeyin üzerine koyma; bir şeye ilave etme. Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir).
Pile on : Tepeleme doldurmak. Yığmak. Üşüşmek.
Add up : Tekabül etmek. Toplamak. Anlamına gelmek. Bir arada toplamak. Toplamını bulmak. Belli olmak. Toplama yapmak. Akla yatkın olmak. Bir anlamı olmak.
Superimposing : Üzerine yerleştirmek. Eklemek. Fotomontaj yapmak. Üst üste getirmek. Üzerine koymak.
Laps : Oburca yemek. Sarmak. Yalayarak içmek. Örtmek. Yalayıp yutmak. Tur yapmak. Dolamak. Şapırdatmak. Üst üste gelmek.
Superposed synonyms : laminates, superposing, put upon, obligated, laminate, lap, superpose, superimposed, adding up, superposes, improbable, superimposes, lapped.
Superposed zıt anlamlı kelimeler, Superposed kelime anlamı
Probable : Varit. Olması muhtemel. Makul. Olması umulan, olasılık kuramında olasılığı sıfırdan büyük olan. Olasılı. Olası. Muhtemel. Olası muhtemel. Mümkün.
Unobligated : Söz verilmemiş. Rehin bırakılmamış. Zorunda bırakılmamış. Mecbur edilmemiş.

Bu kısımda Superposed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Superposed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Superposed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Superposed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.