Superposes türkçesi Superposes nedir
- Üst üste yapmak.
- Üst üste koymak.
- Çakıştırmak.
- Üstüne koymak.
- Bindirmek.
Superposes ingilizcede ne demek, Superposes nerede nasıl kullanılır?
Superpose : Üst üste yapmak. Üstüne koymak. Üst üste koymak. Bindirmek. Çakıştırmak.
Superposed : Süperpose. Üstüne koymak. Üst üste koymak. Çakıştırmak. Üst üste yapmak.
Superposed valley : Üstteki yumuşak örtü katmanları içinde yataklarını kazdıktan sonra, temeldeki eski, sert katmanlar içine gömülerek açılmış derin boğaz biçimli koyak. Üstoluşumlu yarma koyak.
Superposable : Özdeş.
Superposing : Üstüne koymak. Bindirmek. Çakıştırmak. Üst üste yapmak. Üst üste koymak.
Superposition : Bir ortamdaki iki ya da daha çok dalganın birlikte oluşturdukları etkinin, bu dalgaların tek tek etkilerinin toplamına eşit olma ilkesi. Üst üste gelme. Çakışma. Çakıştırma. Üstüste bindirme. Üstüne koyma. Bindirme. Üst üste olma. Üstdüşüm.
Superposition principle : Üstdüşüm özelliği. Bindirme özelliği.
Principle of superposition : Üst üste gelme ilkesi.
Superpowers : Süper güç. Süper güçlü. Süper devlet.
Electronic superpower : Elektronik süper gücü. Elektronik alanında güçlü lider. Elektronik lider. Elektronikte bir numara.
İngilizce Superposes Türkçe anlamı, Superposes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Superposes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
World power : Dünya çapında etkisi olan şey. Dünya gücü. Süper güç.
Body politic : Organize olmuş toplum. Siyasal yapı. Siyasi teşekkül. Siyasi cemiyet. Devlet oluşturan halk kitlesi. Devlet. Siyasi topluluk. Devlet kurumu. Siyasal kuruluş.
State : Belirlemek. Değişkenlerin değerleri verildiğinde, dizgenin kesinlikle tanımlanan belirli durumu. Toplumun siyasal örgütlenişi. toplumdaki siyasal örgütlerin tümü. Tantana. Hal. Bilgisayar, hukuk, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Devlet. Debdebe. Görkem. Açıklamak.
Pile on : Yığmak. Üşüşmek. Tepeleme doldurmak.
Put upon : Kullanmak. Sömürmek. Rahatsız etmek.
Superimpose : Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir). Fotomontaj yapmak. Eklemek. Bindir. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Süperimpoze. Üzerine koymak.
Land : Çakmak. Arsa. Kara parçası. İnmek. Alan. Karaya çıkmak. Bir üretim faktörü olarak üretimin gerçekleştirildiği, korunabilen ancak yenilenemeyen, doğal kaynakları sağlayan ortamlardan biri. Karaya ayak basmak. Ülke. Kişisel arazi.
Embarked : Yüklenmek. Uçağa bindirmek. Girişilmiş. Atılmak. Yüklemek. Uçağa binmek. Yatırmak. Uçağa yüklenmiş. Yolcu almak. Yüklenmiş.
Country : Kırsal. Kırsal kesim. Taşraya ait. Taşraya özgü. Kır. Vatan. Arazi. Köy. Sayfiye. Taşra.
Bump : Gümbürtü. Çıkıntı. Çarpışmak. Vurmak. Şiş. Çarpma sesi. Aniden. Güm diye. Toslamak.
Superposes synonyms : res publica, laps, embarking, position, clashing, commonwealth, lap, lay over, power, laminating, laminates, superposing, superimposed, major power, adding up, put, guzzles, bumped, clash, clashes, crash into, add on, develop, superimposing, bump into, bumps, embarks, embark, hegemon, place, guzzled, clashed, great power.

Bu kısımda Superposes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Superposes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Superposes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Superposes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.