Superposable türkçesi Superposable nedir

Superposable ingilizcede ne demek, Superposable nerede nasıl kullanılır?

Superpose : Üst üste koymak. Bindirmek. Üst üste yapmak. Üstüne koymak. Çakıştırmak.

Superposed : Üst üste yapmak. Üst üste koymak. Süperpose. Çakıştırmak. Üstüne koymak.

Superposed valley : Üstteki yumuşak örtü katmanları içinde yataklarını kazdıktan sonra, temeldeki eski, sert katmanlar içine gömülerek açılmış derin boğaz biçimli koyak. Üstoluşumlu yarma koyak.

Superposes : Üst üste yapmak. Üst üste koymak. Bindirmek. Çakıştırmak. Üstüne koymak.

Superposing : Çakıştırmak. Üstüne koymak. Bindirmek. Üst üste koymak. Üst üste yapmak.

Superposition principle : Üstdüşüm özelliği. Bindirme özelliği.

Superposition : Çakıştırma. Bindirme. Üstdüşüm. Üstüste bindirme. Süperpoze etme. Çakışma. Bir ortamdaki iki ya da daha çok dalganın birlikte oluşturdukları etkinin, bu dalgaların tek tek etkilerinin toplamına eşit olma ilkesi. Üst üste olma. Üst üste gelme. Üst üste koyma.

Superposition eye : Süperpozisyon göz. Böceklerde bulunan bir tip göz.

Superpositions : Bindirme. Üst üste koyma. Üstüne koyma. Üstdüşüm. Üst üste olma. Üstüste bindirme. Çakıştırma. Süperpoze etme. Çakışma.

Principle of superposition : Üst üste gelme ilkesi.

 

İngilizce Superposable Türkçe anlamı, Superposable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Superposable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dup : Aynısının taklidi. Duplicate (çift). Kopya. Fotokopi. Çift.

Congruent : Uyuşan. Yerinde. Münasip. Uyumlu. Ahenkli. Mutabık. Uygun. Eşleşik.

Same : Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama. Farketmez. Farksız. Aynı şey. Benzer. Aynı. Aynısı. Sürüm.

Identic : Eş. Ortak. Aynı.

Identical : Özdeşlik. Birbirinin aynısı. Bitkisel yeniliğin varlığı için, ortaya çıkan yeni bitkinin hep aynı sonucu verebilmesi. Bir. Aynı. Her türlü nitelik bakımından oluşan bir eşitlik. Tıpkı. Bir başkasıyla tüm benzer özellikleri taşıyan. Birbiriyle aynı.

Two of a kind : Benzer. Aynı iki tür. Tıpatıp. Birbirinin aynısı. Bir türün ikisi. Aynı cins. Eşleşen. Aynı tüyleri olan bir aradaki kuşlar. Aynı.

Indentical : Nesneler ya da olaylarda tüm nitelikleri birbirine eşit (olanlar).

Superposable zıt anlamlı kelimeler, Superposable kelime anlamı

Incongruent : Uyumsuz. Ahenksiz. Anlaşmayan. Uymayan. Uygunsuz. Uyuşmayan. Anlaşmalı olmayan.

Superposable ingilizce tanımı, definition of Superposable

Superposable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Capable of being superposed, as one figure upon another.