Surveiling türkçesi Surveiling nedir
- Bir kişi ya da grubu yakın takip altına almak.
- Denetlemek.
Surveiling ingilizcede ne demek, Surveiling nerede nasıl kullanılır?
Surveil : Bir kişi ya da grubu yakın takip altına almak. Denetlemek.
Surveillance : Gözetim. İzleme. Gözaltı. Düzenleme. Keşif. Sürveyans. Teftiş. Tarama. Nezaret. Göz altında bulundurma.
Surveillant : Gözcü. Hafiye. Gözetleyici.
Surveils : Denetlemek. Bir kişi ya da grubu yakın takip altına almak.
Aerial electronic surveillance : Elektronik gizli hava kontrolü. Havadan yapılan elektronik gözetim.
Airport surveillance radar : Meydan tarama radarı. Havaalanı gözlem radarı. Meydan arama radarı. Havaalanı gözetim radarı.
Be under surveillance : Gözaltında olmak.
Keep under surveillance : Gözaltında tutmak. Gözlem altında tutmak. Göz altında bulundurmak.
International surveillance companies : Uluslararası gözetim şirketleri. Uluslararası ticari kuralların gereği olarak mevzuat, satış akdi veya akreditifler gereğince tartı ve çözümleme yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda, ticarete konu olan malda aranan özelliklerle ilgili kalite kontrol ve tartı işlemlerini yaparak ilgili raporları düzenleyen, söz konusu işlemleri gerçekleştirmek için her türlü laboratuvarı kurup işletmek, dışalım ve dışsatım işlemlerinde eşgüdümü sağlamak amacıyla kurulan tarafsız kuruluşlar.
Market surveillance : Borsada işlem gören taşınır değerlerde gerçekleşen olağandışı fiyat ve/veya miktar hareketleri ile içerden öğrenenlerin ticareti gibi yasal olmayan etkinliklerin ilgili kuruluş veya bağımsız bir birim tarafından izlenmesi, incelenmesi ve değerlendirilmesi. Piyasa gözetimi. Piyasa gözetimi ve denetimi.
İngilizce Surveiling Türkçe anlamı, Surveiling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Surveiling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Examine : Sorguya çekmek. İncelemek. Sorgulamak. Sınavdan geçirmek. Yoklamak. İncelemede bulunmak. Muayene etmek. Sınamak. İrdelemek.
Checks : Tutmak. Şah demek. Frenlemek. Emanete bırakmak. Kısmak. Karşılaştırmak. Alıkoymak. Çek keşide etmek. Kılcal yüzey çatlakları.
Living : Oturma. Geçinmek. Sağ. Yaşama. Geçim yolu. Yaşamak için gerekli araçları sağlama işi. krş. geçim darlığı. Ekmek parası. Geçinme. Hayat. Yaşam tarzı.
Excuss : Yakasını sıyırmak. Araştırmak. Soruşturmak. Kurtulmak. Iskartaya çıkarmak. Kanun tarafından el koymak (eşyalara veya mallara). İncelemek. Başından savmak. Deşifre etmek. Bir köşeye atmak.
Guard : Hükümetçe silahlı olarak dolaştırılan türlü güvenlik kuvvetleri. güvenlik kuvvetlerinin yerleşmiş bulundukları konut. Gözetim. Uç boylarında bulunan küçük kale. dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. iki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz. Koruma ızgarası. Korunmak. Nöbet tutmak. Uyanıklık. Denetim altına almak. Bir lamba ya da ışıklığı vurmalara karşı koruyan ya da kırılma sonucu cam kırıklarının düşmesini engelleyen ızgara. Kolcu.
Mensuration : Ölçme. Mesaha. Mensurasyon. Ölçme işlemi. Ölçü bilimi. Hastada oluşan fiziksel değişimlerin niteliğini ve niceliğini anlamak için yapılan bir muayene, mensurasyon.
Audit : Denetim. Tecimsel kuruluşlara ilişkin sayışımların düzeninde olup olmadığı, yasaları, tüzük ve yönetmeliklerine uygun bir yönde doğru olarak yürütülüp yürütülmediği izlenilmek üzere yapılan inceleme ve denetlemeler. işlemlerin tümünün sonuna kadar yazılımı ve tekrar gözden geçirilmesi, plan ve amaçlar çerçevesinde bu işlemlerin çözümlenmesi, önceden planlanmış amaçlara ulaşılmak için bu işlemlerin plana göre yönetilmesi ve gerektiğinde gerekli değişikliklerin yapılması. Hesapların kontrolü. İncelemek. Hesapları denetlemek. Denetleme. Denetleme yapmak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Sistemli inceleme.
Measuring : Ölçme. Ölçü. Ölçüm. Değer biçme.
Audited : Kontrol etmek. Teftiş edilmiş. İncelemek. Denetlenmiş.
Babysit : Çocuk bakıcılığı yapmak. Çocuk bakmak. Anne baba evde yokken çocuklarına bakmak. Gözetlemek. Bebek bakmak. Kontrol etmek.
Surveiling synonyms : extant, censor, babysat, control, check through, measure, check over, examines, breen, measurement, check, triangulation, hand over.
Surveiling zıt anlamlı kelimeler, Surveiling kelime anlamı
Extinct : Bitmiş. Soyu kurumuş. Sona ermiş. Sönük. Doğada tükenmiş. Tükenmiş. Battal. Nesli tükenmiş. Varisi olmayan. Yok olmuş.
Finish : Gitar boya veya cilasının dışarıdan görünen katı. Bitiş. Noktalamak. Mahvetmek. Yıkmak. Yürüyüşçü ya da koşucunun, gövdesinin herhangi bir kesimi ile varış çizgisini geçmesi. Sona erdirmek. Atletizm, gitar alanlarında kullanılır. Sonuçlandırmak. Mükemmelleştirmek.

Bu kısımda Surveiling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Surveiling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Surveiling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Surveiling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.