Suuçtu nedir, Suuçtu ne demek

Suuçtu; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çağlayan, düden.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Çanakkale kenti, Pazarköy bucağına bağlı bir yer.

Suuçtu tanımı, anlamı

Suuç : Bir parmak bk. süyem

Suuçtuğu : Çağlayan, düden. Çağlayanın dökülmeye başladığı yer. [Bakınız: suuçan]. [Bakınız: suuçduğu].

Çanakkale : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Çağlayan : Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar.

Pazarköy : Bolu şehrinde, Pazarköy bucağına bağlı bir bölge. Çanakkale şehri, Ezine belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Çanakkale şehri, Pazarköy nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Isparta şehrinde, Eğirdir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kocaeli ili, Karamürsel belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Manisa kenti, Adala nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Mardin şehrinde, Girmeli nahiyesine bağlı bir bölge. Rize şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sakarya şehrinde, Akyazı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Düden : Kireçli bölgelerde kirecin erimesi veya yer altındaki karstlı bir çukur tavanın çökmesiyle oluşan doğal kuyu.

 

Pazar : Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergiledikleri belirli geçici yer. Rize iline bağlı ilçelerden biri. Belli bir şeyin satıldığı yer. Alışveriş. Cumartesi ile pazartesi arasındaki gün. Tokat iline bağlı ilçelerden biri.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Çanak : Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap. Göstermelik, yalan yanlış, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik. Göz çukuru. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü. Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.

Çağla : Badem, kayısı, erik vb. tek çekirdekli yemişlerin körpeyken yenilebilen ham şekli.

Kent : Şehir. Site.

Buca : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Çana : Kızak. Fren. Çanak.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Sutura skuamoza anlamı nedir?

İngilizce'de Sutura skuamoza ne demek ? : sutura squamosa