Swayed türkçesi Swayed nedir

  • Eğilimi olmak.
  • Sallamak.
  • Hüküm sürmek.
  • Saptırmak.
  • Salınmak.
  • Yönetim veya kontrol.
  • Etkilemek.
  • Sallanmak (bir yandan öbür yana).
  • Sallanmak.
  • Eğmek.
  • Sarsılmak.
  • Hükmetmek.
  • Üzerinde etkisi olmak.
  • Meyilli olmak.
  • Aklını çelmek.
  • Yöneltmek (birini bir karara).
  • Yönlendirmek.
  • Etki etmek.

Swayed ingilizcede ne demek, Swayed nerede nasıl kullanılır?

Unswayed : Saptırılmamış. Etki edilmemiş. Sallanmamış. Etkilenmemiş. Hareket ettirilmemiş. Hükmedilmemiş. Sarsılmamış.

Sway from side to side : Oradan oraya savrulmak.

Sway up : Hizaya getirmek.

Be under the sway of : Nüfuzu altında olmak. Egemenliği altında olmak.

Under the sway of : Etkisi altında. Etkisinde.

Swaying : Sallanmak. Eğmek. Yan öteleme. Üzerinde etkisi olmak. Etkilemek. Etki etmek. Eğilimi olmak. Saptırmak. Sallanma. Yönlendirmek.

Compacting by swaying : Dövme suretiyle sıkıştırma.

Swayback : Swayback. Enzootik ataksi. Çökük omurga. Çökmüş omurga. Çarpık.

Hold sway : Yönetmek. Etkilemeye devam etmek. Egemen olmak.

Swaybacked : Aşırı eğik belkemiği olan.

İngilizce Swayed Türkçe anlamı, Swayed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Swayed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brandished : Sağa sola sallamak. Tehdit edercesine sallamak (elini veya parmağını vb). Sallama. Savurmak. Savurma.

 

Canting : Dilenmek. Meyletmek. Argolu konuşmak. Dindarlık taslayan sahte sofu. Yapmacık konuşmak. Bükülmek. Yan yatırmak. Dönmek. İki yüzlü.

Enamoring : Büyülemek. Kendine bağlama. Aklını başından alma. Aşık etmek. Aşık etme. Büyüleme. Aklını başından almak. Meftun etme. Teshir etme.

Dangles : Asılı tutmak. Asıp sallamak. Asılmak. Sarkmak. Sarkıtmak. Asılıp sallanmak. Sarkma. Asılı durup sallanmak.

Be shocked : Kanı donmak. Dumur olmak. Şok olmak. Şoke olmak. Aklı durmak. Kulaklarına inanamamak. Neye uğradığını şaşırmak.

Divert : Dikkatini başka yöne çekmek. Bir köşeye koymak. Avutmak. Dikkatini dağıtmak. Ayırmak. Yolundan çıkarmak. Avundurmak. Dağıtmak. Başka yöne çekmek.

Concern : Endişelendirmek. Endişe. Şirket. Endişe uyandırmak. Mesele. İlgilenmek. Sorun. Alakadar etmek. Kaygı. İlgi.

Jar : Çatlak ses. Gıcırtı. Şok. (kulak) tırmalamak. Zangırdatmak. Sinirlendirmek. Kavga. Sarsılma. Kavga etmek.

Color : Kızarmak. Üçlü benek. Renklendirmek. Boya. Yüzü kızarmak. Renk vermek. Abartmak. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Renközü.

Dillydallied : Tereddüt etmiş. (argo) oyalanmak. Ayak sürümek. Zaman geçirmek. Kararsız. Ertelemek. Ağır davranmak. Vakit öldürmek. Geciktirmek.

 

Swayed synonyms : bastardizes, jarred, dawdle along, dawdle, jiggling, be cut up, canalizing, leant, careening, carry weight, dissuade, dallies, roll, flapped, dawdled, operate, affects, agitating, allure, dictate, be disposed, angle, adjudged, reigns, flirt, assume, channel, dillydallies, brandishes, cozen, be in the ascendant, cozened, shelved.

Swayed zıt anlamlı kelimeler, Swayed kelime anlamı

Standing : Dikilen. Ayakta duran. Mevki. Yürürlük. Ayakta. Durum. Geçerlilik. Sürekli. Daimi. Konum.

Concentrated : Konsantre. Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek). Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yoğun. Konsantre olmuş. Çok güçlü. Yoğuşuk. Yoğunlaşan. Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Derişik.

Swayed ingilizce tanımı, definition of Swayed

Swayed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Sway-backed. Said of a horse. Bent down, and hollow in the back.