Switch off türkçesi Switch off nedir

  • Akımı kesmek.
  • Söndürmek.
  • Akım kesmek.
  • Kapatmak.
  • Düğmesini çevirerek elektrikli bir aygıtı kapatmak.
  • (düğmeye basıp) kapatmak.
  • Elektrik akımını kesmek.
  • Kapamak.
  • (düğmeye basıp) söndürmek.
  • Devreyi kesmek.
  • Devreyi açmak.
  • Bırakmak.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.

Switch off ile ilgili cümleler

English: Don't forget to switch off the light in the hallway before you leave.
Turkish: Gitmeden önce koridordaki lambayı kapatmayı unutmayın.

English: Be sure to switch off the television before you go to sleep.
Turkish: Yatmaya gitmeden önce televizyonu kapattığından emin ol.

English: Julian keeps on forgetting to switch off the computer.
Turkish: Julian bilgisayarı kapatmayı unutmaya devam ediyor.

English: When you leave the meeting room, please, switch off the light.
Turkish: Toplantı salonundan ayrılırken lütfen ışığı kapatın.

Switch off ingilizcede ne demek, Switch off nerede nasıl kullanılır?

Switch : Geçmek. Şalter. Açkılamak. Makas değiştirmek. Yer değiştirmek. Susta. Dönmek. Sallamak. Vurmak. Anahtar.

Off : Baş. Çıkarmak. Dışında. Yanılmak. Kapalı. Soğutmak. İndirmek. Kalkmak. Öldürmek.

Switch backward : Geriye dönmek.

Switch between : Birinden ötekine geç. Birinden ötekine geçmek.

Switch between header and footer : Üstbilgi ve altbilgi arasında geçiş yap.

 

Switch blade : Sustalı çakı. Makas dili. Şalter bıçağı.

İngilizce Switch off Türkçe anlamı, Switch off eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Switch off ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Access control entry : Erişim denetim girdisi. Erişim denetleme girişi.

Deflate : Boşaltmak (havasını vb). Sönmek. Düşürmek. Yükselişe müdahele etmek. Gururunu kırmak. Yükselişe müdahale etmek. Havasını boşatmak. Gazını boşaltmak. Piyasadaki para miktarını azaltmak. Burnunu sürtmek.

Abdicating : Vazgeçmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Terketmek (tacını ve tahtını). Tacını ve tahtını terketmek. Tahttan çekilmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Çekilmek. El çekmek. İstifa etmek.

Conceals : Perdelemek. Gizlemek. Örtmek. Gizli tutmak. Saklamak. Örtbas etmek. İdare etmek. Ketmetmek.

Dampen : Azaltmak (titreşimi). Kaçırmak. Nemlendirmek. Islanmak. Kırmak. Islatmak. Gölge düşürmek. Tavlamak. Nemlenmek.

Abdicate : Feragat etmek. Tacını ve tahtını terketmek. Tahttan çekilmek. Vazgeçmek. Terk-i saltanat etmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Saltanattan çekilmek. El çekmek. İmtina etmek.

Attenuates : Hafifletmek. Hafifleştirmek. Zayıflatmak. Sindirmek. İnceltmek. Seyreltmek. Azaltmak. Değerini düşürmek. Daraltmak.

Coop up : Kümese sokmak. Kapamak (bir şeyi kapamak). Bağlamak. Özgürlüğünü sınırlamak. Kapalı bir yerde tutmak. Hapsetmek. Tıkmak. Kafeslemek.

Closes : Anlaşmak. Son vermek. Örtmek. Yaklaşmak. Kesmek. Sürgülemek. Bitirmek. Uzlaşmak.

Access control : Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim. Giriş kontrolü. Erişim denetim. Erişim kontrolü. Erişim denetimi.

 

Switch off synonyms : burn out, close, back away, damp down, abbreviate, dampening, buy up, block, blocks, clears, allows, blind, buying up, close up, confine, tee across, douse, bar, abort sequence, deflates, damp, accent char, absolute device, coop in, coop, back off, absolute loader, deflated, allowing, attenuate, bequeath, blot out, conceal.