Swooping türkçesi Swooping nedir

  • Üstüne çullanma.
  • Üstüne çullanmak.
  • Saldırma.
  • Saldırmak (kuş).
  • Üzerine çullanma.
  • Ani saldırı.
  • Baskın yapmak.
  • Üzerine çullanmak.

Swooping ingilizcede ne demek, Swooping nerede nasıl kullanılır?

Swoop down : Saldırmak (kuş). Üstüne çullanmak. Birdenbire inmek (kuş). Baskın yapmak.

Swoop down on : Birdenbire üstüne çullanmak. Birden inip veya çıkıp yakalamak (birini). Polis baskını.

Swoop on : Üstüne çullanmak. Baskın yapmak. Saldırmak (kuş).

Swoop up : Kapmak.

At one fell swoop : Aynı anda. Bir hamlede. Birden. Müthiş ani bir darbe ile. Bir çırpıda.

Swoons : Bayılmak. Bayılma. Baygınlık. Baygınlık geçirmek. Baygın hal. Kendinden geçme.

Swooning : Bayılma. Bayılmak. Baygınlık geçirmek.

At one swoop : Bir çırpıda. Bir hamlede.

Swooped : Üstüne çullanmak. Saldırmak (kuş). Baskın yapmak.

Swooned : Baygınlık geçirmek. Baygınlık. Bayılma. Baygın hal. Kendinden geçme. Bayılmak.

İngilizce Swooping Türkçe anlamı, Swooping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Swooping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blitzes : Yıldırım savaşı. Hummalı faaliyet. Yıldırım saldırı. Hava saldırısıyla yıkmak. Yıldırım oyunu. Hava saldırısı. Hava baskını.

Bob up : Birdenbire belirmek. Birdenbire ortaya çıkmak. Pat diye çıkmak.

 

Surprise attack : Sürpriz saldırı. Baskın taarruzu.

Shoot : Mesafe. Budak. Vuruş. Atış. Yakmak. Bir oyuncunun sayı yapmak amacıyla topu sepete doğru atması. Fotoğraf çekme. Ateş etmek. Çekim. Basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Descend : İnmek. Detaya inmek. Aşağı yuvarlanmak. Üşüşmek. Saldırmak. Düşmek. Sökün etmek. Miras kalmak. Soyundan gelmek.

Attacking : Saldıran. Saldırarak.

Potshot : Iska. Rasgele vuruş. Karavana. Ateşli silahla yapılan rasgele vuruş.

Rush : Sıkıştırmak. Kur yapmak (amerikan ingilizcesi). Acele etmek. Acele. Acele ile göndermek. Üstüne atılmak. Düşünmeden girişmek. Aceleye getirmek. Yetiştirmek.

Forages : Yiyecek aramak. Didiklemek. Araştırmak. Yağmalamak. Eşelemek.

Blitzkrieging : Yıldırım harbi. Yıldırım harbi yapmak. Havadan ve yerden ani sürpriz saldırı yapmak (almanca). Yıldırım saldırı gerçekleştirmek. Ani baskın. Ani baskın yapmak. Yıldırım harekatı. Yıldırım saldırı.

Swooping synonyms : countershot, firing off, swoop down, surprise, actuation, raiding, descent, fly at, sudden attack, swoop, onrushing, gunfire, encroachment, fire control, raids, onslaughts, assault, descends, descend upon, forage, caught, purchasing, blitzkrieg, catches, swoop on, assaulting, blitzing, coup de main, mugging, onslaught, sneak raid, shot, blitz.

Swooping zıt anlamlı kelimeler, Swooping kelime anlamı

Narrow : Parasızlık. Sıkı. Cüzi. Daralmak. Dar geçit. Sınırlı. Ensizleşmek. Çekmek. Daraltmak. Dar.

Steep : Dik. Aşırı. Batırmak. Karmak. Yalçın. İnanılmaz. Demlendirmek. Suya koymak. Abartılı. Fahiş.