Syndiotactic polymer türkçesi Syndiotactic polymer nedir

  • Bir polimerde esas zincir üzerinde bir planın her iki tarafındaki monomerlerinin r gruplarının düzgün şekilde değişmesi.
  • Sindiyotaktik polimer.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Syndiotactic polymer ingilizcede ne demek, Syndiotactic polymer nerede nasıl kullanılır?

Syndiotactic : Sindiyotaktik. Karşılıklı ardıl.

Polymer : Yinelenen yapısal kümelerin oluşturduğu, yüksek molekül ağırlıklı bileşikler, dev moleküller. Polimer. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ardışık malzeme. Örgensel özdeciklerin kendi aralarında birleşip kümelenerek oluşturdukları büyük kütleli dev özdecikler. Polimerizasyon sonucu oluşmuş molekül ağırlığı yüksek doğal veya sentetik madde, daha basit moleküllerin birbirine bağlanmasıyla oluşturulmuş yüksek molekül ağırlığına sahip kompleks bileşik. Çok sayıda monomer birimin veya yapı taşlarının bir araya gelmesiyle oluşan molekül, multimer. Çoğuz. Ardışık. Küçük bir özdeciğin yinelenmesinden oluşmuş, tekizleri kimyasal bağlarla birbirine ekli uzun özdecik.

Biopolymer : Biyopolimer. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Canlıları oluşturan önbesi, çekirdek ekşiti gibi iri özdecikler. Biyoardışık. Canlı organizmalarda (protein, karbonhidrat veya nükleik asit gibi) bulunan büyük bileşim molekülü. Biyo-çoğul. Biyoçoğul. Dirilçoğuz.

 

Copolymer : İki veya daha fazla monomerden oluşan polimer. İki veya daha fazla monomerden oluşan kimyasal bileşik. Eşpolimer. Kopolimer. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Eşçoğuz. İki ayrı tekiz özdecik türünden yapılı çoğuz.

Fluoropolymer : Floropolimer. Filorin içeren polimer.

Photo polymer : Fotopolimer.

İngilizce Syndiotactic polymer Türkçe anlamı, Syndiotactic polymer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Syndiotactic polymer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Aardvark : Yer domuzu. Borudişli. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

 

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Acacia : Arap zamkı. Akasya. Akasya sakızı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Syndiotactic polymer synonyms : abo blood groups system, a site, aardvarks, a chromosome, abramis zone, abductor muscle.