Sürekci nedir, Sürekci ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

1.Davar alışverişiyle uğraşan kimse. 2.Sürek avında hayvanları ürküterek avcıların önüne gelmesini sağlayan kimse.

sürekçi, hayvan taciri.

Sürekci kısaca anlamı, tanımı

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi]

Sürek : Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden.

Alışveriş : Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Avcılar : İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.

 

Sürekçi : Davar alışverişiyle uğraşan kimse.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Avcıl : İyi av avlıyan hayvan.

Ürküt : Afyon ili, Karadirek nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Ağrı ili, Sarısu nahiyesine bağlı bir bölge.

Uğraş : Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Tacir : Ticaretle uğraşan kimse, tüccar.

Gelme : Gelmek işi. Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Taci : Sarık. Kalpak. Taç takınmış kimse.

Avcı : Avı kendine iş edinen kimse. Bir şeyi büyük bir istekle izleyen ve bulup ortaya çıkaran, tanıtan kimse. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir takımyıldız, Cebbar, Orion. Başka hayvanları yakalamakta usta olan (hayvan).

Ürkü : Topluluğu saran ortak korku, panik.

Diğer dillerde Süreğenlik anlamı nedir?

İngilizce'de Süreğenlik ne demek ? : self-consistency