Tümör nekroz faktörü nedir, Tümör nekroz faktörü ne demek

Tümör nekroz faktörü; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Sitokinlerin hücre zanndaki reseptörlerle bağlanmasını engelleyen aktive olmuş makrofajlardan salgılanan madde.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Makrofajlar ve kimi T lenfositleri tarafından sentezlenen, protein yapısında, bağışıklık sistemini düzenleyici işlevleri olan ve belli tümör hücreleri üzerine ölümcül etki gösteren, alfa ve beta alt tiplerinden oluşan bir grup sitokin, TNF, kaşektin.

Tümör nekroz faktörü anlamı, kısaca tanımı

Faktör : Etmen. Etken

Nekroz : Canlı maddelerin fiziksel ve kimyasal değişimi.

Tümör : Ur.

Bağışıklık sistemi : Vücuda zarar verebilecek yabancı maddeleri tanıyan ve yok etmeye çalışan hücre ve organlar, immün sistem. Organizmaya dışarıdan giren yabancı maddelere, antijenlere karşı hedef teşkil eden ve onların ortamdan uzaklaştırılmasını sağlayan T ve B lenfositler, plazma hücreleri ve makrofajların yer aldığı sistem, immün sistem. Lenf yumrusu, tonsilla, timüs, dalak, kanla ilgili düğüm, kanla ilgili-lenf yumrusu ve mide-bağırsak dokusunun bağ dokusundaki lenf folikülleri bağışıklık sisteminin oluşumlarıdır.

T lenfositler : Özel moleküllü hücre almaçlarını içeren, hücresel bağışıklığın oluşumunu sağlayan, timüste olgunlaşan, yüzeylerinde yardımcı uyarıcı moleküller taşıyan ve özel granül bulunmayan hücreler, T hücreleri. T lenfositler yüzeylerindeki almaçların özelliklerine göre; öldürücü, yardımcı ve baskılayıcı T lenfositler diye üç gruba ayrılarak antikor yapımına yardımcı olmak ve yüzey almaçları makrofajlarla etkilenmesiyle lenfokinleri üretmek gibi görevleri bulunur.

 

Lenfositler : Kanda ve lenfte bulunan, tek çekirdekli, küçük, renksiz, bağışıklık olaylarına giren bir kan hücresi tipi. B lenfositleri, T lenfositleri ve bu grupta sayılan doğal öldürücü hücreler (NK) oarak gruplandırılırlar. Ayrıca plazma zarlarındaki reseptörlere göre ve salgıladıkları sitokinlere göre de alt gruplara ayrılırlar. Lenf hücresi.

Düzenleyici : Herhangi bir işi, kuruluşu gerçekleştirip düzenli sonuç alınmasını üstlenen kimse, organizatör, aranjör. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde değişiklikler yapan kimse, aranjör. Bir makinenin görevini istenilen ölçüde tutup ayarlayabilen araç, regülatör.

Bağışıklık : Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu.

T lenfosit : T hücresi.

Sitokinler : Hücre bölünmesi, büyümesi, aktivasyonu, iltihaplanma, bağışıklık, doku onarımı, fibrozis, yangı gibi çeşitli olayların başlaması için hormon gibi etki gösteren, genellikle lenfositlerden, ayrıca makrofaj, fibroblâst, dendritik hücreler, monositler, astrositler ve benzerleri hücrelerden salgılanan çeşitli kimyasal maddeler. Hücre bölünmesi, büyümesi, aktivasyonu, iltihaplanma, bağışıklık, doku onarımı, fibrozis, yangı gibi çeşitli olayların başlaması için hormon gibi etki gösteren, genellikle lenfositlerden, ayrıca makrofaj, fibroblast, dendritik hücreler, monositler, astrositler ve benzerleri hücrelerden salgılanan, çoğunlukla bir immün uyarıcıya cevap olarak bağışıklık sistem hücreleri tarafından salgılanarak bağışık cevap hücrelerinin çoğalması ve aktivasyonuna neden olan, çeşitli düşük molekül ağırlıklı küçük proteinler veya glikoproteinler.

 

Lenfosit : Kanda, kemik iliğinde, lenfte bulunan, tek ve çok iri çekirdekli, küçük, renksiz bir kan hücresi.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Makrofaj : Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia, kemik dokusunda osteoklâstlarla aynı olduğu düşünülen, zarında mannozil glikozu reseptörü ile mikroorganizmaların yakalanıp fagosite edilmesini sağlayan, ayrıca zarında gram negatif bakteriler için CD 14 reseptörü, immünoglobulin G antikoru reseptörleri, kompleman reseptörleri olan, faaliyete geçen makrofajlarda lökosit fonksiyon antijeni, doku uyuşurluk antijeni ve benzerleri reseptörleri olan, sabit (histiyosit) ve hareketli tipleri bulunan bağ dokusu hücresi. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi. Organizmanın hücresel savunmasında başlıca rolü üstlenen, yangı bölgesindeki bağ doku hücreleri ve monositlerin farklılaşmasıyla oluşan bir çeşit akyuvar, büyük fagositik hücre, mononükleer fagositler. Kornea ve kalp kapakları gibi damarsız dokuların yangısında, fagositoz yapan hücreler sadece makrofajlardır.

Kaşektin : Tümör nekroz faktörü.

Reseptör : Almaç.

Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Ölümcül : Ölümle sona erme ihtimali olan veya ölümle sona eren. Can çekişen.

Sitokin : Bağışık yanıt hücrelerinin çoğalması ve aktivasyonuna neden olan immünojenik uyarıya yanıt olarak üretilen maddeler.

Diğer dillerde Tümör nekroz faktörü anlamı nedir?

İngilizce'de Tümör nekroz faktörü ne demek ? : tumor necrosis factor