Türek nedir, Türek ne demek

Türek; Dil Bilimi, İsim alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tepeliklerin ortasındaki çıkıntı.

Türek isminin anlamı, Türek ne demek:

Tepeliklerin ortasındaki çıkıntı. Türek ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Teknik terim anlamı:

Bir kelimenin türeyiş bakımından dayandığı eski kök.

Türek anlamı, tanımı

Türe : Adalet

Türek bilimi : Türekleri arayıp bulma işiyle uğraşan bilim kolu.

Türek eşili : Kılıkları ve anlamları farklı olduğu halde türekleri bir olan kelimelere denir: Alışmak ile Alınmak gibi.

Türek sesliği : Bir kelimeye sonradan gelmiş olmayıp türeğinde bulunan seslik.

Türek yanacı : (Söz sanatı terimi) Aralarında türek birliği bulunan iki kelimeyi bir arada kullanma. Yazı yazmak, Yemek yemek gibi. Türek birliği yerine anlam birliği olursa ANLAM YANACI denir, İcra etmek, laf söylemek gibi.

Türekçe yazılış : Bir kelimenin, söylenişi farklı olduğu halde, türeğini gösterecek tarzda olan yazılışı: Aslan yerine Arslan gibi.

Yalancı türek yanacı : (Söz sanatı terimi) Aralarında gerçekten türek birliği olmadığı halde var görünen iki kelimeyi bir arada kullanma, Taş taşımak gibi.

Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

 

Tepelik : Tepesi çok olan (yer). Anadolu'da köylü kadınların kullandıkları, altın ve gümüş paralarla, bazı değerli taşlarla süslü başlık. Bir yapının veya bir mobilyanın en yukarısına süs olarak yapılmış olan bölüm. Sorguç.

Türeyiş : Türeme işi.

Çıkıntı : Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.

Tepeli : Tepesi olan. Başında sorguç, hotoz vb. bir süs bulunan (kuş).

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Çıkın : Bir beze sarılarak düğümlenmiş küçük bohça, çıkı.

Kelim : Eğri boynuzlu koç, keçi.

Bakım : Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.

Tepel : Biçilen ot ya da ekin bağlamı. Alnında ak leke olan (inek, öküz ve benzerleri hayvanlar): Bizim tepeli bulamıyorum. Ot yığını. Bir şeyin en üstteki kısmı. Küçük dağ.

Daya : Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.

Keli : Taş ve toprak yığarak yapılan bağ, bahçe ve tarlaların sınırı. Dağ ve tepelerin eteği. Dağ ve tepenin en yüksek noktası. Taşlı, verimsiz tarla. Aşı yapmak için alınan filiz. Yurt. Tarla sınırı. Sebze karığının kenarı (Çayağzı). Çok yüksek olmayan tepe.

Diğer dillerde Türek anlamı nedir?

Osmanlıca Türek : müştakkun minh