Tablas türkçesi Tablas nedir
Tablas ingilizcede ne demek, Tablas nerede nasıl kullanılır?
Tabla : Platform.
Tablature : Kaldırım resmi. Bir müzikal eserin belirli bir çalgı ile ve bu çalgı üzerindeki hangi tel ve perdelere basılarak çalınacağını, nota yerine çeşitli rakam, harf ve işaretlerle gösteren sistem. Dizge. Gitar için özel bir müzik notası. Tablatura. Duvar resmi. Kafatası kemik tabakalarından biri. Tab. Resim.
Entablature : Saçak (bina). Saçaklık. Sütun pervazı. Saçak bina.
Table : Çizelge. Üzerinde masatopu oynamağa yarayan, uzunluğu 274 cm., genişliği 152,5 cm., yerden yüksekliği 76 cm. olan, üstü koyu donuk boyalı, kenarlarına oyun alanını belirten 2 cm. kalınlığında beyaz çizgiler çekilmiş masa. Sunmak. Tablo. Masaya koymak. İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı. Masa. Gözlemleri incelenen değişkenin çeşitli değer ya da seçeneklerine göre dağıtarak döküme sokan dağılım alanı. Sofra. Göstermek.
Table a motion : Önerge sunmak veya vermek. Önergeyi ertelemek.
Table cells : Tablo hücreleri.
Table clock : Masa saati.
Table balance : Tablo dengesi.
Table cell outline : Tablo hücresinin genel hatları.
Table autoformat : Cetvel özbiçimlemesi.
İngilizce Tablas Türkçe anlamı, Tablas eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tablas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dais : Konuşma yükseltisi. Konuşmacı kürsüsü. Kürsü. Podyum. Sahte. Çardak. Gölgelik.
Table of contents : İçindekiler listesi. Sayfa sırasına göre bir kitap veya broşürde yer alan konuları gösteren liste. Kitabın başında bulunan ve alfabetik dizin olmayan içindekiler. İçerikler. İçindekiler.
Tableware : Züccaciye. Bıçak. Sofra eşyası. Yemek takımı. Sofra takımı. Tabak çanak (sofrada kullanılan). Çatal bıçak gibi eşya.
Card table : Oyun masası. Kumar masası.
Altar : Mihrap. Mezbaha. Kilise mihrabı. Sunak. Kurban kesilen taş. Tarih, tiyatro alanlarında kullanılır. Tanrılara kan ya da canlı kurban sunulan yer, sunak. bk. kansal kurban, kurban. Tapınaklarda, üzerinde kurban kesilen, günlük gibi güzel koku veren nesneler yakılan, önünde dinsel törenler yapılan masa. Sunak (takımyıldızı). Mimber.
Bemas : Podyum. Hıristiyan bazilikalarında kutsal yönü belirleyen (doğu) apsisin önünde yer alan. Üzerinde sunak bulunan yüksek platform (kilisede). Kürsü. Ortadoks kiliselerinde mihrabın önünde yer alan kürsü. Yalnızca ruhban sınıfının kullanabildiği kutsal mekan. Sahne.
Podiums : Şef platformu. Kürsü. Podyum. Sütun tabanı. Seki duvarı. Gösteri platformu.
Coffee table : Rahle. Çay masası. Sehpa. Fiskos masası. Kahve masası.
Council board : Divan kurulu.
Console : Konsol. İşletmen uçbirimi. Raf. Kumanda paneli. Avunmak. Destek. Teselli etmek. Bir bilgisayar dizgesinin güdümünü ve denetimini sağlarken işletmen' in, bakım onarımını sağlarken bakım uzmanının kullandığı, türlü göstergeler, anahtarlar, yazı makinesi ya da işletim göstericisinin bulunduğu masa ya da konsol. Avundurmak. Klavye.
Tablas synonyms : actuarial table, council table, parsons table, ping pong table, table tennis table, article of furniture, pier table, piece of furniture, statistical table, gueridon, lord's table, array, snooker table, pedestal table, tabular array, pingpong table, console table, billiard table, vanity, stand, road bed, breakfast table, roadway, emplacement, tabla, platforms, furniture, file allocation table, leg, roadways, desk, dressing table, contents.

Bu kısımda Tablas kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tablas ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tablas anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tablas ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.